Advert
İkinci Yeni Türkiye’nin Doğa ile İmtihanı
Süleyman DÖNMEZ

İkinci Yeni Türkiye’nin Doğa ile İmtihanı

Epeydir yazmıyorum bu köşede. Yazmayış okunmayışın, belki de ne kadar okunup okunduğunu bilemeyişin bir sitemiydi. Karşılaşamamaya gönderilen bir ara verme, sukut. Lakin sevdiğim bir hocam “yazmasam çıldırırdım galiba” demişti. Ben de biraz o meşreptenim. Tamamen yazmayı terk etmiş değilim elbet. Meslek icabı yazıp çizmeye hâlâ devam ediyorum. Yüreğimin sesini anlamsızlaşan boşluğa boca etme uğraşısından kolay kolay vazgeçemeyeceğimi de biliyorum. Duyan olsa da olmasa da umutsuz çığlıklarım, umudu baki bırakarak çölleşen mevsimleri, güzel ülkemi yeniden yeşertme sevdasında…

Ben Antalya-Burdur dolaylarının çocuğuyum. Gerçi uzun zamandır Adana’da ikamet ediyorum. Ama çocukluğum, gençliğim “Göller Bölgesi” olarak isimlendirilen yörede geçti. Bu yaz, çocukluğumu eğlediğim yerleri ziyaret ettim. O gün bugündür düştü kalem elimden. Göllerimiz çölleşmiş, dağlarımız buharlaşmış… Ne Göller Bölgesi mavi-yeşil ne de dağlarımız… Neler olmuş buralarda? Neler oluyor? 

Dedelerim düştü yâdıma. Yerin göğün “göç, göç” diye inlediği günler. Ne olmuştu da “o güzelim Ata Yurdu sararıp solup kurumuştu. “Göç” mukadder olmuştu? “Kutlu Dağ” düştü aklıma. Kızgın yağ ve sirkelerle bölük pörçük edilip parçalanan Kutlu Dağ. İzan fukarası, basiret yoksunu, feraset yoksulu yağmacılar sarmış dört bir yanı… Dağlar, göller yaşam demekti. Ve yaşamı satarak hayatı yaşanmaz kılanlar vardı. Dününü unutanlar, bugünü idrak edemeyenler, yarının ne getireceğini sezemeyenler vardı...

Son ağaç kesildiğinde son göl kuruduğunda nasıl dönülmez bir ufkun akşamında kalınacağının farkında olmayan bir yamyamlar ülkesinde mi kaldık? Nerde benim dağlarım, göllerim, derelerim…

Bilinmez ki, dağlardaki ve topraktaki kıymet addedilen şeyleri kazmak, felaketi davet eder. Dağlar kutludur. Göller berekettir. Irmaklar, nehirler, dereler hayattır. Kut’un bağrına çökülmez. Bereket hayratça heder edilmez. Yazık! Neden hep nankör ve cahildir şu insan görünümlü yaratıklar?

80’li 90’lı yıllarda “Quatsi Üçlemesi” olarak bilinen üç harika film çevrilmişti. Her birimizin oturup seyretmesi gereken filmler. Televizyonların Türk insanını oyalayıcı, aldatıcı dizilerle insanları uyutmaktan vazgeçerek ekranlara taşıması gereken filmler.

Dünya bir terör çağı yaşıyor. Terör sadece insanı değil bütün doğayı hatta evreni tehdit ediyor. Parayı kolay kazanıp har vurup harman savuran, büyük sanılan küçük devletçiklerin uzayda bıraktıkları çöpü düşündüğümüzde değil, küçük dünyamızın galaksimizin nasıl insan eliyle hoyratça kirletildiğini idrak edebiliriz. Tükeniyoruz. Tüketiliyoruz. Ey insan! Kendine gel!

Üç filmin ilki “Koyaanisqatsi” (1982). Kelime Hopi Kızılderililerinin dilinde “dengesiz çılgın hayat” demekmiş. İlk film âdeta benim çocukluğumun Göller Bölgesi’ni hayal ettirerek başlıyor. İnsan elinin değmediği dokunulmamış güzellikler ve dinginlik. Huzur. Ve yavaş yavaş teknolojinin girmesiyle yok olan yaşam… İkinci film “Powaqqatsi.” Âdeta şimdiki ikinci Yeni Türkiye’yi anlatıyor… Üçüncü Dünya olarak isimlendirilen ülkelere giren teknoloji ve teknolojinin gücüyle başlayan hoyrat dönüşüm ve yağma… Yağmalanan kim ya da neresi? Yağmalayanlar kimler? Üçüncü film ise “Naqoyqatsi.” Dijital çağı anlatıyor. Şimdiki ikinci Yeni Türkiye’nin bir bölümü de bu filmde içkin. 

İnsan -eğer kaldıysa hâlâ dünyada- nereye koşuyor? Neden anlamak istemiyorlar? Ne oldu bize? Neler oluyor?

İlk film muhteşem bir öğütle bitiyor: “Topraktaki değerli şeyleri kazmak felaketi davet etmektir. Arınma (kıyamet) günü yaklaştığında bütün gökyüzü örümcek ağlarıyla dolmuş olacaktır. Günün birinde gökten bir tas kül atılabilir. Ki bu küller, toprağı kavurup okyanusları kaynatacaktır…”

İkinci Yeni Türkiye nedense bereketli toprağını ve doğanın dengesi Kut’un sembolü dağlarını yok etmeye; denizlerini, göllerini, nehirlerini, derelerini kaynatıp buharlaştırmaya pek hevesli görünüyor? Bir garip bilmece’

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
TİKA'dan Afganistan ve Afganistan'a Eğitim Desteği
TİKA'dan Afganistan ve Afganistan'a Eğitim Desteği
BAKUTEL 2018'de Türk Şirketlerine Büyük İlgi
BAKUTEL 2018'de Türk Şirketlerine Büyük İlgi