Advert
Türkmeneli Kürtçülere Yurt Olurken Türk Milliyetçileri
Fatih AKMAN

Türkmeneli Kürtçülere Yurt Olurken Türk Milliyetçileri

Zor günlerden geçiyoruz. Esasında bu “geçiyoruz” sözü küçük bir kapsayıcılığa sahip. Kim zor günlerden geçiyor? Türkmeneli’nde Kürtçülerin eline teslim edilen Türkmenler ile Türkiye’deki bir avuç dertli. Gerisi konjonktürel, gerisi günü kurtaranlar, gerisi ufuksuz, gerisi vur patlasın çal oynasın…

Kadim Türk toprakları, bin asırdır Türk’ün kanı ile suladığı, elleriyle imar ettiği, yurt edindiği, hoyratlarıyla bezediği topraklar bugün Kürtçülerin işgali altından. Vergilerimizle en güzel konukevlerinde ağırladığımız, vergilerimizle imparator seviyesinde protokol uyguladığımız, vergilerimizle bayrağını diktirip direklere astığımız, vergilerimizle Diyarbakır’da “megri”ler eşliğinde hüngür hüngür ağladığımız programda başköşeye koyduğumuz misafirimiz Barzani’nin işgalinden, zulmünden bahsediyorum.

İngilizlerin vakti zamanında “kurduracak adam bulamadık” itirafına mazhar olan Kürdistan’ın, bugün yasadışı bir referandum eliyle inşasının ilk adımlarını duyuyoruz. Bölgenin asıl sahibi Türkmenlerin yok sayıldığı, bölgede yaşayan birçok halkın umursanmadığı bir referandum ile Kürtçü terör adım adım Türkmeneli’ni kuşatıyor. Türkmenler ellerinde üç beş hafif silah ve en büyük silahları olan Türklük gururları ile beklemekten, Allah’a sığınmaktan başka bir şey yapamayacak halde bekliyor. Bu belayı, yıllardır yaşadıkları katliamlar, sürgünler yetmezmiş gibi bu belayı bekliyorlar. Sazıyla sözüyle Antep’ten farklı olmayan ve kağıt üstündeki bir çizgi ile ayrılmış Türk yurtları işte böyle bir belayı bekliyor.

Peki biz ne yapıyoruz? “Şunu yaparız, vana kaparız, balkondan halı silkeleriz”lerle dış politikada Barzani’ye “gözdağı” veriyoruz. Hiçbir somut adım atmayarak, sınırda kurulacak bir Kürt devletinin Türkiye’nin bölünmesinin bir ön provası olduğunu göre göre, buna giden yolda bölgedeki son uç beyliği Türkmenlerin de haritadan silinip, Türkiye’yi yutabilmenin daha da kolaylaşmasının yollarının arandığını bile bile üç beş söz ile bu belayı geçiştirebileceğimizi sanıyoruz. Belki de ayıp olmasın nevinden, Türkiye’deki üç beş ses çıkaranın gazını almak, gönlünü okşamak için söylediğimiz sözlerdir de bunlar.

Türk milliyetçileri ise siyasi açıdan silik kalırken, diğer açıdan hâlâ devleti yönettiğine, devlete sahip olduğuna inanan koskoca çocuklar hüviyetinde geziniyor ortada. Kimsenin önemsemediği, iki sözle gazı alınacak, hamasetle karnı doyurulacak koca koca çocuklar. Ne yazık ki acı gerçek bu.

Türkiye’de devlet politikalarının tayin edilmesi yahut değiştirilmesi hususunda hiçbir etkisi olmayan, toplamadaki sıfır ile eşit bir görev ifa ediyor milliyetçiler. Hep yapması gereken şeylere karar verilen, sahada asker polis, siyasette yeni yasaların geçmesi için artçı destek dışında rol biçilmeyen bir topluluk!

Artık bu rollerden bıkmayanlar için, Türk Devleti’nin Türk yurtları ve soydaşlarımız için harekete geçmesini önemsemeyenler için, Türkmenleri kurtarmak için yapılmayan harekatlar evveli “vatandaşlarımız endişe etmesin, savaşa girmiyoruz” tesellilerinden gına getirmemişler için söyleyecek çok da bir söz yok. Yazının başında ifade ettiğimiz gibi, Türkmeneli’ndeki soydaşlarımız ve yurttaki üç beş dertli dışında hayat herkese süt liman. Türkiye artık böyle ve bu hal, bu hali pür melal de pek değişeceğe benzemiyor…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Değişim Hareketi IKBY Hükümeti'ni Devirme Tehdidinde Bulundu
Değişim Hareketi IKBY Hükümeti'ni Devirme Tehdidinde Bulundu
Urmiye Kent Konseyi Binasına Urumiye Yazıldı!
Urmiye Kent Konseyi Binasına Urumiye Yazıldı!