porno izle sex hikaye porno porno izle

Advert
İlahiyat Fakültelerinde Müfredatın Güncellenmesi ve Bologna Süreci
Süleyman DÖNMEZ

İlahiyat Fakültelerinde Müfredatın Güncellenmesi ve Bologna Süreci

Son beş yılda sayıları hızla artan ve ciddi altyapı sorunları bulunan ilahiyat fakültelerinde sanıyorum dört defa ders programı değiştirildi. Şuara daha önce müfredattan çıkarılan eğitim-öğretim bilimleri dersleri (biçimleme/formasyon) yeniden eklendiği yeni bir program çalışması yapılıyor. Daha önceleri çeşitli vesilelerle dile getirdiğimiz bazı düşüncelerimizi yeniden hatırlatmakta fayda görüyorum. Elbette önceki süreçte yaşanılan ve karşılaşılan YÖK merkezli program önerilerinde ciddi sıkıntılar söz konusuydu. Bunların birçoğu, özellikle, İlahiyat fakültelerinin vizyonu ve misyonu noktasında İlahiyat eğitimi alan birine biçilen donun darlığı ortadadır. Yeni programlamada donun daha da daraltılmaması, aksine, ehline açık olan olması gerekenin yapılması elzemdir. YÖK, İlahiyat fakültesindeki öğretim elemanlarına kulak vermesi, memleketin ve milletin hayrına olur. Zira son beş yılda ilahiyat fakültelerinin programlarında yapılan oynamaların çok da aklı başında olduğunu savunmak oldukça zordur.

İlahiyat fakülteleri evvelinde program bazında bazı sorunlara sahipti, lakin önerilen yeni programlar işi daha da zorlaştırdı, çıkmaza soktu. İlahiyat programını yeniden yapılandırmada yapılan ilk hamle sosyal iletişim sağlayan gayriresmi medyada tartışıldı. Neticede YÖK geri adım attı. İşi ilgili kurumlara bıraktı. Sonrası ne oldu? Önce eskiye devam. Sonrasında yavaş yavaş ikna ettiği rektör ve dekan birlikteliğinde geri çekilen programı kimseyi ürkütmeden ilahiyat fakültelerinde uygulamaya koymak. YÖK’ün dayattığı yeni programın bir geleceği yoktu. Neticede yeni bir programlama ile uğraşılmakta. Ancak bu yeni düzenlemenin İlahiyatı oldukça güdükleştiren yeni programının daha da kırpılmasına dönüştürülmemesi şimdilik zayıf bir umudumuz. Oysa yapılması gerekenler o kadar açık ve seçik.

YÖK’ün son programlarını uygulamayan ilahiyat fakülteleri çok orijinal bir yapıya sahiptir. Ana gövde bozulmadan müfredatlar güncellenmelidir. Lakin YÖK, bu ana gövdeyi yeni açılan ilahiyat, İslam Bilimleri, İslamî Bilimler gibi fakültelerde maalesef bozmuştur. Acilen bu yanlıştan dönülmelidir. Yaptıklarının cidden farkında iseler, farklı isimlere sahip olan bu fakültelere aynı programı dayatmadan ölçütleri ortaya koyarak rekabete açsınlar. Yok, ille de yeni bir yapılanma deniyorsa dünyayı görmemezlikten gelerek yol alınmaması gerekir.

Mevcut ilahiyat fakültelerinin programları kesinlikle gözden geçirilmelidir artık. Şu an bu yapılıyor. O zaman nasıl hareket edilmeli? Özellikle Bologna sürecine bağlı olan üniversiteler nasıl bir yol izlemeli?

İlahiyat fakülteleri müfredatı gözden geçirilmeli; hatta yeniden yapılandırılmalıdır.

AB’nin beklentileri, bizim beklentilerimiz ortak bir paydada buluşturularak Avrupa Birliği ve özellikle de Bologna sürecinin dikkate alınması gerektiğidir.

Yaşam boyu öğrenme ve kalite güvencesini önceleyen Bologna sürecinde eğitim, öğrenci merkezli düşünülmekte ve öğrenciye bilgi, beceri ve yetkinlik kazandırma hedeflenmektedir.

Arı-petek-bal istiaresi

Bu süreçte özellikle bölüm bazında stratejik plan önemlidir.

Eski ilahiyat fakülteleri her ne kadar kendi içinde Temel İslam Bilimleri, Felsefe ve Din Bilimleri ve İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü olmak üzere üç bölüm olarak ayrılsa da; icraatta bu bölümler kendi öğrencisini alıp mezun etmek gibi bir ayrıcalığa sahip değiller. (Eski yapı yeni ilahiyat türevleri fakültelerde bozulmuştur. Ama programlar büyük oranda ortaktır).

Bir başka ifade ile ilahiyatlarda yer alan bu bölümler aslında bir anlamda kâğıt üzerinde kalmakta, fakülte bir bölüm olarak işlev görmektedir. Bu durumda İlahiyat fakülteleri bir bütün olarak bu stratejik planı yapmak durumundadır.

Mesela Almanya’da olduğu bölümlerden biri temel diğer ikisi yardımcı olarak kabul görebilir. Öğrenci istediği alanda özelleşir.

Stratejik plan yapılırken dış paydaşlar önem arz etmektedir.

Dış paydaşlardan kasıt genelde mezunlar, işverenler, meslek odası temsilcileri gibi başlıklarda toplayabileceğimiz unsurlardır. İlahiyat fakülteleri söz konusu olduğunda Diyanet İşleri Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, arşivler, hastaneler, hapishaneler, sokak çocukları ya da kimsesizler yurdu vs. müfredatlar bu bağlamda güncellenmelidir.

İlahiyat fakültelerinin müfredatlarında Diyanet İşleri Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığının taleplerinin de dikkate alınması Bologna sürecinin de bir gereğidir.

Mesela doktora programı açmayı düşünüyoruz. Neler isteniyor: Mezun ettiğin öğrencinin durumu ne? Yüksek lisansta yazdığı tezin etkisi nasıl? vs.

Bologna süreci sadece dış paydaşları değil; iç paydaşları da önemsemektedir.

İç paydaşlar ile kast edilen ise müfredatın bizzat icrasını yapan öğretim üyesi, bölüm personeli ve bu müfredat ile bilgi beceri ve yetkinlik kazandırılması düşünülen öğrencilerdir. Nasıl bir mezun isteniyor? Sorusu belki de dikkate alınması gereken en önemli sorulardan biridir. İlahiyat öğrencisine mesleki ve etik sorumluluk anlayışının kazandırılması ve çağdaş sorunlar hakkında bilgi sahibi olmaya teşvik edilmesi en az ona mesleki yetkinlikler ve beceriler kazandırmak kadar önemli görülmektedir.

Sorun, seçmeli derslerin etkisini ve sayısını artırarak çözülebilir. Eğitmenler, dönem başlarında kafasını gömdüğü tarihsel problemlerden sıyrılarak bugünün sorunlarını da kapsayan alternatif dersler açmalıdır:

Çevre problemi, iklim değişiklikleri, felaketler, savaşlar, açlık, dünya nereye sürükleniyor? Mars’ta hayat var mı? Tanrı-insan-evren üçgeninde pek çok güncel soruna ilahiyatçının çözümü nedir?

Bu, ciddi bir perspektif ve yaşama adaptasyon gerektiriyor. Tanrı dağ başlarında inziva da değil, yaşamın içinde aranmalıdır.

Öğrencinin yaşam boyu aldığı eğitimin kredilendirilmesi hususunu da önemseyen Bologna süreci öğrencinin formal/informal yollarla aldıkları becerinin kredilendirilmesini de öngörmektedir. Bunun ilahiyat fakültelerine yansıyan oldukça önemli tarafları bulunmaktadır.

Örneğin, hafızlık eğitimi almış bir İlahiyat öğrencisinin, lisans öncesinde kazandığı bu yetkinliği lisans eğitiminde kredilendirmek mümkün olabilir mi?

Hafız bir öğrencinin genel öğrenciye açılan derslerinden muaf tutulması bunun yerine kıraat noktasında daha üst seviyede bir ders açılarak kendini geliştirmesi ya da İlahiyatın diğer alanlarında daha fazla kredi alması sağlanabilir mi?

Aynı durum lisans öncesi Arap dilinde kendini geliştirmiş bir öğrenci için de geçerlidir. Arapçayı bilen bir öğrencinin neden zamanını çalıyorsun? Bu esnek ve öğrenci merkezli bir eğitimle aşılabilir. Dikte edilen değil, sınırları, amacı belli bir alanda özgür bir iradeyle yapılandırılarak.

İlahiyat eğitiminin kendine has bir kısım özelliklerinden ötürü, AB süreci ve İlahiyat eğitimi konusu aslında üzerinde özenle durulması gereken bir konudur. Türkiye’de henüz kıymeti gereğince takdir edilmese de AB’nin kesinlikle vazgeçemeyeceği bir alan.

Avrupa Birliği ülkelerindeki İlahiyat/teoloji eğitimlerine baktığımızda ülkelere göre farklılıklar olduğu açıktır. Ülkemizdeki ilahiyat eğitimini AB sürecinde bir ülkeden olduğu şekilde adapte etmek eğitim açısından uygun olmayacağı gibi tümüyle konuya bir adaptasyon olarak bakmakta yanlış olacaktır. Esasen taklide dayalı bir adaptasyon çabası bizi kurtarmayacak beklentilere de yanıt vermeyecektir. Avrupa’ya dönük yüzümüzün tedavi edilmesi zorunlu olan bir hastalığıdır bu iğreti adaptasyon ve taklit. Bu nedenle yerimizi iyi tespit etmemiz gerekiyor.

Burada felsefe işin içine giriyor. Biz kimiz? Niçin varız? Bizden beklenilen ne? Biz beklenilenin ötesinde ne verebiliriz, neler yapabiliriz?

Sokrates’e atfedilen meşhur bir vecize vardır: “Sorgulanmamış yaşam, yaşanmış sayılmaz”

Bence öncelikle kendimizle barışmamız gerekiyor. Ahlayıp puflamak yerine soruna bodoslama dalıp bize uygun bir çözüm sunmaya çalışmak daha mantıklı olur.

Haddizatında biz çok önemliyiz. Durum hiç de bizim sandığımız gibi değil.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Dünya Gümrük Örgütü Genel Sekreteri Aşkabat’ta
Dünya Gümrük Örgütü Genel Sekreteri Aşkabat’ta
Özbekistan'da Bir Serbest Bölge Daha Kuruluyor
Özbekistan'da Bir Serbest Bölge Daha Kuruluyor