porno izle porno izle sex hikaye porno porno izle

istanbul escort escort istanbul

istanbul escort

Asgari Ücret Tespit Komisyonu Toplandı

İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonunun 2019'da geçerli olacak asgari ücreti belirleme kapsamındaki ilk toplantısı başladı.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu Toplandı

Doğrudan 7 milyona yakın çalışanı ilgilendiren asgari ücret görüşmeleri, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ev sahipliğinde başladı.

Bakanlığın Reşat Moralı Salonu'ndaki toplantıda, işçi tarafını Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), işveren tarafını ise Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) temsil ediyor.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'un açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda, Türk-İş heyetinin başkanlığını Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, TİSK heyetinin başkanlığını ise Genel Sekreter Akansel Koç yapıyor.

Mevcut asgari ücret net bin 603 lira

Asgari ücret, halen bekar bir işçi için brüt 2 bin 29 lira 50 kuruş, vergiler ve kesintiler düştüğünde net bin 603 lira 12 kuruş olarak uygulanıyor. Apartman görevlileri için ise normal işçilerden farklı olarak gelir ve damga vergileri kesilmediğinden net bin 725 lira 8 kuruş olarak hesaplanıyor.

Asgari ücretin işverene toplam maliyeti, bir işçi için 2 bin 384 lira 66 kuruş. Bunun 2 bin 29 lira 50 kuruşunu brüt asgari ücret, 314 lira 57 kuruşunu sosyal güvenlik primi, 40 lira 59 kuruşunu işveren işsizlik sigorta fonu oluşturuyor.

“Masanın etrafından olan herkes aynı gemide yol aldığımızın bilincinde”

Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısının açılış konuşmasını Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk yaptı.

Toplantıların ülkeye hayırlar getirmesi temennisinde bulunan Selçuk, şunları kaydetti:

"Çalışma hayatının temel unsurlarından biri olan asgari ücretin tespiti konusunda tüm taraflar tekliflerini, görüş ve önerilerini açıkça sunma imkanı bulacak. Bugün masanın etrafından olan herkes aynı gemide yol aldığımızın bilincinde. İşçi olmadan iş verenin, iş veren olmadan işçinin var olması mümkün değil. Bu anlayışla sürdürülen üçlü diyalog mekanizması her zaman etkin bir şekilde işlemiştir ve işlemeye de devam edecek."

Ücretin en temel anlamıyla emeğin karşılığı olduğunu ifade eden Selçuk, "Asgari ücret çalışma hayatının ücret politikalarının da en alt sınırını ortaya koymakta. Bu yönüyle tüm çabamız, hepimizin ortak hedefi tüm sosyal tarafların görüşlerini ve taleplerini göz önünde bulundurarak işçi ve iş verenlerimizle birlikte sürdürülebilir kalkınmayı tesis edecek şekilde bu alt sınırı daha ideal bir noktaya getirebilmek." diye konuştu.

Selçuk, bu yıl içerisinde yaşanan spekülatif ataklarla ekonomiye dair olumsuz bir havanın oluşturulmaya çalışıldığına işaret ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hükümetin sergilediği dik duruş ile aldığı önlemlerin kararlılıkla hayata geçirilmesi sonucunda, bu olumsuz havanın dağıldığının görüldüğünü söyledi.

"Her zaman çözümü sağlayan taraf olduk"

Bakan Selçuk, 2019 yılında da işçiler ve iş verenler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin desteğiyle birlikte daha güçlü ekonomik görünüme kavuşulacağına inandığına değinerek, şu ifadeleri kullandı:

"Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın da dile getirdiği gibi 2019'da en önemli önceliklerimizden biri istihdamı artırmak olacak. Bu çerçevede 2019'da istihdamı koruyacak ve daha da artıracak en önemli eylemlerden biri asgari ücretin hem hem çalışanlar hem de işverenler için ekonomik konjonktürle uyumla bir şekilde ve verimliliğe de katkı verecek bir şekilde tespit edilmesi olacak. Üretimde verimliliğin artırılması, çalışma barışının sürdürülmesi de kuşkusuz bu sosyal diyalogun güçlendirilmesine bağlı."

Bakanlık olarak temel görevlerinden birinin hem işçi hem de iş veren tarafından bakabilmek olduğunu vurgulayan Selçuk, "Ancak bu bakış açısıyla makul çözümlerin hayata geçirilmesi için gereken her türlü çaba ve gayreti ortaya koyabileceğimize inanıyorum. 16 yıl boyunca işçi ve işverenlerimizin haklarını gözeterek bu mevcut komisyon marifetiyle her zaman çözümü sağlayan taraf olduk. Bu anlamda işçilerimiz de iş verenlerimiz de müsterih olsunlar. Son derece demokratik ve şeffaf ortamda yürütülen komisyon toplantılarıyla işçi ve işverenlerimizin haklarını koruyup, ülkemizin kalkınmasına katkı sunacak bir sonucu ulaşacağımıza inanıyorum." dedi.

Selçuk, asgari ücretin önemli bir sosyal politika aracı olarak çalışanlara belirli bir ücret düzeyinde ödeme yapılmasını sağlayan bir uygulama olduğunun altını çizerek, "Elbette işçi ve iş verenler belirlenecek asgari ücretin üzerinde bir ücreti belirleme imkanına da sahip. Bu konuda uygulama geliştiren firmalarımız da var. En büyük temennimiz bu tür uygulamaların daha yaygın hale gelmesi yönünde." değerlendirmesinde bulundu.

"Tüm ülke ekonomisine de yön verecek"

Bekar ve çocuksuz bir işçi için mevcut asgari ücret net bin 603 lira 12 kuruş olduğunu anımsatan Selçuk, şöyle devam etti:

"Asgari ücretlilerin vergi dilimi nedeniyle meydana gelen düşüşü 7103 sayılı konunla önledik. Asgari geçim indirimine ayrıca ilave yaparak bu durumu düzelttik ve kalıcı hale getirdik. AK Parti'nin iktidara gelmeden önceki son asgari ücret 2002 temmuz ayına aitti. O dönemde 184 lira düzeyinde olan net asgari ücreti 2018'in ocak ayı itibarıyla bin 603 lira 12 kuruşa yükselttik. Bu demek oluyor ki net asgari ücreti nominal düzeyde yüzde 770, reel olarak ise yüzde 102,6 arttığını görmekteyiz.

Asgari ücret özünde bir sosyal koruma ücreti olmasına rağmen, ihbar ve kıdem tazminatı, prim, vergi ve idari para cezaları, işsizlik ödeneği, evde bakım ücreti ve asgari geçim indirimi gibi pek çok kalemi de etkilemekte. Dolayısıyla komisyonumuzun bu ay tespit edeceği asgari ücret, istihdama, üretim-tüketim dengesine, yatırımlara, rekabete yani bir bütün olarak tüm ülke ekonomisine de yön verecek."

"Asgari ücretin çalışma barışına olumlu katkıda bulunacak, ülkemizin koşullarına, işçilerimizin ve iş verenlerimizin taleplerine uygun bir seviyede tespit edilmesini temenni ediyorum." ifadesini kullanan Selçuk, sözlerini "Komisyon boyunca çalışanlarımızın, işverenlerimizin, tüm sosyal taraflarımızın ve devletimizin hassasiyetlerinin gözetileceğine canı gönülde inanıyorum. Bu çalışmalar sonunda bir araya geleceğimiz son toplantımızda tüm kesimlerin uzlaştığı ve memnun olduğu bir rakamı açıklayacağımızı da umuyorum." diye tamamladı.

“Ücretli çalışanların gelirleri enflasyon karşısında iyice eridi”

Toplantıda söz alan Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, Komisyonun toplanma çağrısının geç yapıldığını söyledi.

Birçok ülkede bir yılda görülen enflasyonun 3-4 katının sadece bir ayda gerçekleştiğini belirten Irgat, "Yıllık enflasyon yüzde 25'i buldu. Sadece eylül ayında tüketici fiyatları yüzde 6,30 oranında arttı. Ücretli çalışanların zaten yetersiz olan gelirleri enflasyon karşısında iyice eridi. Çalışanların geçim şartları katlanmaz boyutlara geldi." değerlendirmesinde bulundu.

Asgari ücretin bir an önce yeniden belirlenmesini talep ettiklerini ve çalışanların geçim mücadelesine can suyu verilmesini istediklerini anımsatan Irgat, şunları kaydetti:

"Bunun geçmişte örneği oldu. Ekonomik krizin yaşandığı 2001'de asgari ücret ocak ve temmuz ayları için tespit edilmişti. Ancak ülkede yaşanan yüksek enflasyon nedeniyle yılbaşında belirlenen asgari ücretin satın alma gücü geriledi. Bakanlık tarafından komisyon yeniden toplantıya çağrıldı. Asgari ücret ağustos ayından geçerli olmak üzere yeniden belirlendi. Yılın sonunda da mutat toplantısı ayrıca yapıldı."

“Asgari ücretin yetersizliği herkes tarafından kabul edilmektedir”

Bekar ve çocuksuz bir işçi için mevcut asgari ücretin net 1603 lira olduğunu anımsatan Irgat, şöyle konuştu:

"Bu tutarı, komisyonun işveren ve hükümet kesimi temsilcileri birlikte belirledi. İşçi kesimi olarak biz bu karara katılmadık. Gerekçesini ortaya koyduk. Asgari ücretin yetersizliği bugün herkes tarafından kabul edilmektedir. 'İşçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücret' olarak tanımlanan asgari ücret, nihayetinde günlük 54 lira bile değildir.

Asgari ücret belirlenirken işçilerin geçim şartları dikkate alınmamaktadır. Asgari ücretin belirlenmesini düzenleyen Asgari Ücret Yönetmeliği uyarınca asgari ücret, pazarlık ücreti değil sosyal ücrettir. Ancak pazarlık konusu edilmektedir."

Asgari ücretlinin her ay eksik ücret aldığını ifade eden Irgat, yaşanan enflasyon nedeniyle de asgari ücretlinin satın alma gücünün her ay gerilediğine dikkati çekti.

"Fedakarlık işçilerden beklenmemelidir"

Irgat, asgari ücretin ülkede uygulanan ekonomik ve sosyal politikaların bir yansıması olduğunu dile getirerek, şu görüşleri paylaştı:

"Asgari ücret tespit edilirken aile dikkate alınmamaktadır, geçim şartları bir yana bırakılmaktadır. Asgari ücretli bir işçinin net ücreti vergi nedeniyle son aylarda eksilmektedir. Ailenin korunması esas olması gerekirken, evli ve 3 çocuklu bir asgari ücretlinin vergi kaybı giderilmemiştir. Yılbaşında aldığı net ücret yıl sonuna doğru azalmakta ve fakat bu kayıp sadece bekar bir işçinin asgari ücret seviyesine getirilmektedir.

Ücretli kesimin işsizlik riskine karşı oluşturulan İşsizlik Sigortası Fonu, işveren kesimine sağlanan teşvik ve muafiyetlerin kaynağı haline getirilmiştir. Asgari ücretliden kesilen vergi kadar bir tutar, işverenlere sosyal güvenlik prim indirimi olarak verilmektedir."

Asgari ücretli çalışanların, aileleriyle birlikte insanca yaşamak istediğini ifade eden Irgat, şunları söyledi:

"Asgari ücretli, ülkede sağlanan büyümeden, ilerlemeden adil biçimde pay talep etmektedir. Geçim şartlarının iyileşmesini beklemektedir. Hayata karşı daha dayanıklı olmalarına imkan verecek bir asgari ücretin belirleneceği umudunu taşımaktadır. Türkiye, rekabet şartlarını düşük ücret politikasıyla sürdüren bir ülke olmamalıdır.

İnsan odaklı politikaların uygulandığı ülkelerde asgari ücret, işçinin ailesi ile birlikte insan onuruna yakışır yaşam sürdürebilmesini sağlayan seviyededir. İnsanların çaresizliği ve işsizliği, asgari ücreti düşük belirlemenin gerekçesi yapılmamalıdır. Yokluk ve yoksulluk içinde insanlar, düşük bir ücretle çalışmak zorunda kalabilir.

Sosyal devlete yakışan, buna izin vermemek ve gereken tedbirleri almaktır, yaşama ve çalışma şartlarını iyileştirmektir, çatışmalara yol açacak gelişmeleri önlemek ve daha fazla toplumsal bütünleşmeyi sağlamaktır. Asgari ücretle çalışanlardan yine fedakarlık bekleniyor ancak olağanüstü ekonomik koşullardan geçtiğimiz bugünlerde, fedakarlık işçilerden beklenmemelidir."

"Öncelikle gözetilmesi gereken çalışanların geçim şartları"

Asgari ücretle çalışan milyonlarca asgari ücretli işçiyle bunların ailelerinin, Asgari Ücret Tespit Komisyonundan çıkacak sonucu merakla beklediğini vurgulayan Irgat, konuşmasına şöyle devam etti:

"Öncelikle gözetilmesi gereken, çalışanların geçim şartlarıdır, asgari ücretli işçinin, ailesiyle karşı karşıya kaldığı ekonomik ve mali şartları iyileştirecek düzenlemeler için adım atılmasıdır, şimdiye kadar asgari ücret belirlemelerinde sürdürülen kısır döngüyü kıracak bir yaklaşımın gösterilmesidir. Asgari ücret konusundaki yaklaşımımızı, savunduğumuz ilkeleri her Komisyon toplantısında ifade ettik. Komisyon çalışmalarında belirleyici olan hükümetin yaklaşımıdır.

Geçmiş kararlara bakıldığında, hükümetin ağırlıklı olarak işveren kesimiyle birlikte tutum aldığı görülmektedir. İşçi kesimi olarak alınan kararlara katılım sağlanacak bir noktaya ulaşamadık. Umut ederim ki beklentilere uygun bir asgari ücreti bu yıl tespit etme imkanı buluruz. İşçi kesimi olarak Komisyon çalışmalarına katkımız bu çerçeve içinde mümkün olacaktır. Yapılacak çalışmaların ülkeye ve taraflara yararlı olmasını ve olumlu sonuçlanmasını temenni ederiz."

İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Komisyonda, işçi tarafını Türk-İş, işveren tarafını ise TİSK temsil ederken, 5 kişilik Türk-İş heyetinde Yalova Üniversitesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışan evli ve 2 çocuk annesi Gülden Görmez de yer aldı.

“Asgari ücret de bu hedefin bir parçasıdır”

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Genel Sekreteri Akansel Koç, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Reşat Moralı Salonu'nda düzenlenen Asgari Ücret Tespit Komisyonunun bu yılki ilk toplantısında, işveren heyetine başkanlık etti.

İşverenler olarak hedeflerinin hızla değişen ve gelişen dünyada, Türkiye'nin değişime ayak uydurmasını ve küresel yarışta verimliliğini arttırıp rekabet gücünün korunmasını sağlamak olduğunu belirten Koç, "2019 yılı için belirlenecek asgari ücret de bu hedefin bir parçasıdır. Dünyada ve ülkemizde zaman zaman yaşanan ekonomik dalgalanmalara rağmen hükümetimiz tarafından istihdamın ve üretimin arttırılması için verilen destek ve teşvikler bu hedefimize ulaşmak adına yolumuzu açmıştır." ifadelerini kullandı.

“Desteğin 2019 yılında da artarak devam etmesini istiyoruz”

Koç, son üç yıldır işverenlere verilen asgari ücret desteği için hükümete teşekkür ederek, şöyle konuştu:

"Bu desteğin 2019 yılında da artarak devam etmesini istiyoruz. Önemle belirtmek isterim ki asgari ücret, çalışanların geçim ücretini değil, çalışanlara ödenebilecek en alt limiti ifade eden bir göstergedir. Bu doğrultuda belirlenecek ücrette ülkenin ekonomik durumu ve işletmelere olan etkisi göz önünde bulundurulmalıdır. Unutulmamalıdır ki işletmelere yansıyacak olumsuz etkiler çalışanlarımızı da aynı yönde etkileyecektir. Hatta yalnızca mevcut çalışanları değil, yanı zamanda iş bekleyen işsizlerimiz ve yeni yatırımcıları da etkileyecektir."

"Desteğin önümüzdeki yıl da arttırılarak devam ettirilmesini bekliyoruz"

"Asgari ücrette yapılacak artış oranı belirlenirken ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik durum, hedef yatırımlılık, verimlilik, işsizlik ve özellikle son aylarda kayda değer şekilde yol aldığımız enflasyonla mücadele hedefleri de dikkate alınmalıdır." diyen Koç, şöyle devam etti:

"Çünkü, yatırım, üretim, ihracat ve istihdam zincirlerinden herhangi birinde yaşanacak bir aksaklık, ülkemiz adına tüm dengeleri sarsacaktır. Öte yandan, istihdam maliyetlerinin yüksekliği rekabet gücümüzü olumsuz etkileyeceği gibi yeni istihdam olanaklarının da oluşmasında güçlük yaratacaktır. Bu çerçevede işletmelerimizde çalışanların verimliliğini de ülkemizin rekabetçiliği açısından ciddi bir şekilde ele almamız gerektiğine inanıyoruz."

“Asgari ücretin işverene maliyeti yükselmiştir”

Koç, 2016 yılında asgari ücrette yapılan yüzde 37 oranındaki artışın, son üç yıldaki kümülatif etkisinin yüzde 69 düzeyinde olduğunu değerlendirerek, şunları kaydetti:

"Enflasyonun yüzde 40 oranı üzerinde asgari ücrete zam yapılmıştır. 1 Ekim 2018 itibarıyla ödemesi durdurulan asgari ücret desteği nedeniyle işveren için asgari ücretin maliyeti zaten yüzde 5 artmış durumdadır. Diğer bir deyişle asgari ücrette değişiklik olmamasına rağmen ekim ayından itibaren kesilen destekle asgari ücretin işverene maliyeti yükselmiştir. Bu nedenle artış gösterecek asgari ücret karşısında verilecek destek oranında da bir artışa gidilmesi çok önemlidir. Söz konusu desteğin önümüzdeki yıl da arttırılarak devam ettirilmesini bekliyoruz."

"İşsizlik sigortası işveren payı 2019'da alınmasın"

Çalışma barışının güçlü ekonominin en önemli belirleyicilerinden olduğunu dile getiren Koç, "Bizler için çalışma hayatındaki uyum siyaset üstüdür. Bu anlamda asgari ücretin siyasi polemiklere malzeme edilmemesini temenni ediyoruz." şeklinde konuştu. Koç, işveren tarafının taleplerini şöyle sıraladı:

"İşverenler olarak asgari ücret görüşmelerinde hedef yatırımlar, rekabet gücü, verimlilik, işsizlik ve en önemlisi enflasyonla mücadele hedeflerinin dikkate alınmasını, asgari ücret desteğinin arttırılarak devam ettirilmesini, geçtiğimiz yıl da beyan ettiğimiz yüzde 2 olan işsizlik sigortası işveren payının 2019 yılı için alınmamasını, SGK işveren desteğinin yüzde 5'ten yüzde 6'ya çıkartılmasını, toplu iş sözleşmesi imzalanan iş yerlerinde bunun yüzde 7 olarak uygulanmasını, ücretlerde vergi dilimleri ve kesinti oranlarının tekrar gözden geçirilmesini bekliyor ve talep ediyoruz."

Koç, hükümet ile sosyal taraflar arasındaki uyumun çalışma barışının sağlanmasındaki en temel etkenlerden biri olduğunu da sözlerine ekledi.

 

trthaber

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kırgızlar'da Yüzyıllardır Devam Eden Nevruz Bayramı Geleneği Sümölök
Kırgızlar'da Yüzyıllardır Devam Eden Nevruz Bayramı Geleneği Sümölök
Türkmenistan’da Nevruz Coşkusu
Türkmenistan’da Nevruz Coşkusu