Advert

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Türk Ekonomisinin Temelleri Sağlamdır'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Macaristan İş Forumu'nda konuştu, "Türk ekonomisinin temelleri sağlamdır. Türk ekonomisini ve bankacılık sistemini bir defa kimse çökertemeyecektir, zira şoklara dayanıklıdır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Türk Ekonomisinin Temelleri Sağlamdır'

Macaristan'da temaslarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu ülkenin Başbakanı Viktor Orban ile Türkiye-Macaristan İş Forumu'na katıldı.

Önce Macaristan Başbakanı Orban konuştu

Toplantıda ilk olarak Macaristan Başbakanı Viktor Orban konuştu. Çok heyecanlı görüşmelerde bulunduklarını belirterek, olumlu yaklaşımı nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti. Erdoğan 2013'teki ziyaretinde uzun vadeli hedefler belirlediklerini hatırlatan Orban, şunları söyledi:

'Küresel siyasetten ulusal siyasete dönüş'

"Batı dünyasındaki değişimin hepimiz farkındayız. Siyasette rekabet çok hırçınlaştı. Hükümetlere kadar ulaşan yalan haberler ortaya çıktı. Son 20 yılda Avrupa'daki orta sınıfların önünde büyük engeller var. Ayrıca Avrupa'ya büyük bir göç var. Küresel siyaset yerini ulusal siyasete terk ediyor. Brexit'i gördünüz, ülkeler tek tek ulusal siyasete dönüyor. Yaşadığımız dünyada belirsizlik artmış durumda. Bu Avrupa'daki siyasi aktörleri olumsuz etkiliyor. Avrupa'da herkes güvenlik istiyor, liderler ülkelerinde huzur arayışı içinde. Sevgili Türk dostlarımız biz de Macaristan'da kendi yolumuzu arıyoruz. 2010 yılında yeniden iktidara geldik. Bir karar aldık ve kendi Macar devletini yaratma kararı aldık. Vergileri azaltarak, iş imkanlarını artırarak bir model uygulamaya başladık. Geçen yıl Macar ekonomisi yüzde 4 büyüdü. İşsizlik 2012'de yüzde 11'in üzerindeydi, şimdi yüzde 3.5'a düştü. Sayın Erdoğan işsizliği tamamen ortadan kaldırmak istiyoruz. Hedefimiz budur." 

Türk şirketlere teşekkür etti, kredi önerdi

Macaristan'da  yatırımı bulunan Türk şirketlerine teşekkür eden Orban, "Yatırım ajansımızda 8 büyük proje konuşuluyor. Önümüzdeki dönemde yarım milyar dolarlık bir yatırım gerçekleşecek. 10 milyon nüfuslu bir ülke olarak ihracat potansiyelimiz olağanüstü. İhracatımız 100 milyar euro'yu geçmiş. Eximbank'tan, Türk-Macar şirketleri için uygun koşullarda kredi sağlamak istiyoruz" dedi.

İki ülkenin gençliği açısından işbirliğinin önemine de işaret eden Orban, "150 Türk öğrenciye her sene devlet bursu sağladık. Her sene 150 genç Türkiye'den gelebilir, burada okuyabilir. Türk-Macar ortaklığı için önemli işler yapabilirler" diye konuştu.

Orban, "Lütfen Macaristan'da gördüklerinizi anlatın ve yatırım yapması için daha fazla Türk şirketini Orta Avrupa'ya getirin. Burada şanslarını denesinler. Çünkü burada iş imkanları çok iyi" dedi.

Orban, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Türk ve Macar iş adamlarının ortak yatırımlarına destek verdiğin için teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması

Macaristan Cumhurbaşkanına daveti nedeniyle teşekkür eden ve iki ülkenin ortaklıklarına işaret ederek sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması satır başlarıyla şöyle:

"Türk ve Macar iş adamları olarak bugün 300'ü aşkın iş adamıyla bir aradayız. İkili görüşmeler yapıldı ve geleceğe yönelik nasıl adımlar atabiliriz değerlendirmesi oldu. Bildiğiniz gibi Türkiye Macaristan ilişkilerinde muazzam bir ivme yakaladık. Ülkelerimiz arasında çok sayıda üst düzey ziyaret gerçekleştirdik. Başbakanlığım döneminde bu güzel şehre 2005 ve 2013'te iki kez geldim. Siyasi düzeyde yakaladığımız ivmeyi Sayın Başbakan Orban'ın 2013'teki ziyareti sırasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısını yaparak taçlandırdık. 3. Konsey toplantısını 2017 Haziran ayında ülkemizde düzenledik. Bir sonraki  Konsey toplantısını önümüzdeki yıl Budapeşte'de yapmayı planlıyoruz. 

Karma Ekonomik Komisyon, Turizm Karma Komisyonu, Tarım Yürütme Komisyonu, Kara Ulaştırması Karma Komisyonu, Sanayi İşbirliği Ortak Komitesi gibi çok sayıda ortak mekanizma tesis etti. Afrika Ortak Çalışma Grubu'nun tesisini de çok önemsiyorum. İstiyorum ki Türkiye-Macaristan işbirliğiyle Afrika'da ortak yatırımlara girelim. Macaristan Eximbank'ı ve Türk Eximbank'ının da desteğiyle ortak yatırımlara girelim. Bizim özellikle 2005'ten sonra kalktığımız atakla şu anda 41 ülkede oluşturduğumuz Büyükelçiliklerle farklı bir alt yapının sahibi olduk. 54 ülkeye hükmetmek çok önemli. Biz bu ülkeler üzerinde Macaristan'la ortak yatırımlara girebiliriz. Şu anda Afrika'nın beklentileri çok, adeta çorak bir alan diyebiliriz. Burada tarımdan sanayiye, sağlık, turizm, alt üst yapı bütün bu alanlarda birçok çalışmaları yapmak mümkün.

'Hedef 5 milyar doları yakalamak'

Her şeyden önce aramızdaki münasebetlerde 2009 yılında yaklaşık 1.5 milyar dolar olan dış ticaretimiz 2017 yılında 2.6 milyar dolara yükseldi. 2018'in ilk 8 ayında ise bu 1.8 milyar dolarlık bir hacme ulaştı. Şimdi hedef 5 milyar doları yakalamak, az önce Sayın Başbakanın ifade ettiği gibi 6 milyar avro gibi bir hedefe ulaşmak her ikimizin de ortak hedefidir. Bu miktar geçen yılın ilk 8 ayına kıyasla yüzde 8'lik bir artışa tekabül ediyor. Sadece ticaretimiz değil hamdolsun yatırımlarımız da günden güne artıyor. Macaristan'da lojistik, turizm, enerji, müteahhitlik gibi pek çok sektörde firmalarımızın yatırımları bulunuyor. Macaristan Yatırım Ajansı'nın sağlayacağı krediler ile iş adamlarımıza vize kolaylığı hiç şüphesiz buradaki yatırımlarımızı daha da büyütecektir. Bu vesileyle Macaristan hükümetine iş adamlarımıza verdiği destekten dolayı teşekkür ederim. 

'İş adamlarımıza çok büyük görev düşüyor'

Bu ziyaretimde KOSGEB ile Macaristan Ulusal Ticaret Evi arasında bir mutabakat zaptı imzalanmasından büyük memnuniyet duyuyorum.  Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen ekonomik ilişkilerimizin mevcut durumu yeterli değildir. Hiçbir  siyasi sorunu bulunmayan, ekonomik ilikşkiler noktasında hukuki alt yapısı tamamlanmış, tarihi ve kültürel açıdan kardeş gibi iki ülkenin ticaretinin daha üst seviyelerde olması gerekir. Bizlere ve burada bulunan iş adamlarımıza düşen en önemli görev ikili ticaretimizi, Türkiye ile Macaristan arasındaki dostluk bağlarına yakışır bir düzeye çıkarmaktır. Burada şunu çok açıklıkla söyleyebilirim; Türkiye ile Macaristan arasındaki bu ilişkileri güçlendirmede iş adamlarımıza çok büyük görev düşüyor. Biz üzerimize düşeni her iki siyasi yetkili olarak yapmaya hazırız, siz de üzerinize düşeni yapmalısınız.

'Macaristan'ı ticaret üssü ve geçiş noktası olarak görüyoruz'

Macar ve Türk ekonomileri birbirleriyle rekabet eden değil, birbirini tamamlayan, daha büyük sinerji oluşturan ekonomilerdir. Özellikle turizm, enerji, müteahhitlik, lojistik, gıda endüstrisi gibi sektörlerde önemli işbirliği potansiyelimiz vardır. Macaristan, Avrupa'yı Balkanlar, Doğu Avrupa, Türkiye ve Rusya ile bağlayan demir ve karayollarının kavşak noktasında bulunuyor. Bu bakımdan Macaristan'ı ürünlerimizin Avrupa'ya ulaştırılmasında bir ticaret üssü ve en önemli geçiş noktalarından biri olarak görüyoruz. Taşımacılarımız, ikili veya transit ticaret maksadıyla Macaristan üzerindeh her yıl on binlerce nakliyat gerçekleştiriyor. Geçiş belgesinde yaşanan sorunları ortak görüşmelerimizde çok daha olumlu istikamete getirdiğimize inanıyorum. Macaristan'ın sadece bir geçiş güzergahı olarak kullanılması yerine ürünlerimizin depolanması ve ihraç edilmesinde bir merkez olarak değerlendirilmesi, kazan-kazan vizyonumuza daha çok hizmet edecektir. Avrupa'dan Orta Asya, Uzak Doğu, Orta Doğu ve Afrika istikametine atılacak her adımda Türkiye önemli bir lojistik güzergah konumundadır. 

'THY, Budapeşte-Mumbai arasında uçacak'

Son 16 yılda hayata geçirdiğimiz projelerle ülkemizin ulaşım alt yapısını daha da güçlendirdik. Marmara, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, Ovit Tüneli, hızlı tren hatları gibi birbirinden önemli projeleri devreye aldık. Göreve geldiğimizde 26 olan havaalanı sayımızı 55'e çıkartarak, havayolu taşımacılığında dünyanın sayılı ülkelerinden biri haline geldik. Şu anda dünyada destinasyon itibarıyla birinci sırada olan THY'dir. En fazla noktaya uçan havayolu THY'dir. İnşallah şimdi de Budapeşte ve Mumbai arasında hizmet vermeye başlayacağız. THY bugün 122 ülkede 304 şehre uçarak bu destinasyona sahip hale geldi. 29 Ekim'de ilk etabını hizmete açacağımız İstanbul'daki yeni havalimanımızla bu alandaki alt yapımızı daha da güçlendirmiş olacağız. Yeni havaalanının tüm etapları devreye girdiğinde yıllık 200 milyon yolcu kapasitesiyle dünyanın en büyük 3 havalimanından biri olacak. 

'Hedefimiz 2023'te 500 milyar dolar ihracat'

Macaristan'ın nitelikli ve uygun maliyetli iş gücü ve coğrafi konumu açısından çok sayıda Batılı girişimci tarafından yatırım merkezi olarak görüldüğünü biliyoruz. Ülkemiz de benzer şekilde Avrupa'nın ve dünyanın birçok ülkesinin kaliteli ürün ihtiyacına cevap veren bir ürün üssü ve ticaret ortağı haline gelmiştir. 165 milyar dolarlık ihracata ulaşarak 2002'den bu yana 2002'den bu yana ihracatımızı 4 kattan fazla artırdık. 2002 sonunda 35 milyar dolar olan ihracatımız bugün 165 milyar dolara ulaşmıştır. Hedefimiz Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023'te 500 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmaktır. 

'Katma değeri yüksek ürünlere daha fazla yoğunlaşacağız'

Eylülde açıkladığımız Yeni Ekonomik Programımızla artık bundan sonra katma değeri yüksek ürünlere daha fazla yoğunlaşacağız. Son 16 yılda ekonomide sergilediğimiz başarılar hedeflerimize ulaşma  noktasında bize güç ve cesaret veriyor. Şu anda Macaristan'la özellikle savunma sanayiine yönelik de bazı adımları atmayı planlıyoruz. Yaptığımız görüşmelerde bu konuların üzerinde de durduk. Zengin tarihi ve kültürel doğasıyla özellikle sağlık turizmi açısından da Macaristan ile Türkiye arasında girişimcilerimize büyük görevler düşüyor. Şu Budapeşte gerçekten tarih kokan, tarihi zenginlikleriyle çok çok farklı bir destinasyon. Ortadan geçen Tuna nehriyle ayrı bir  zenginliğe sahip. 2 saatlik mesafede paket turizmin patlayacağı bir alandır burası. Gerek Macaristan'dan Türkiye'ye, gerek Türkiye'den Macaristan'a bu paket turizm, hem halklarımızın kaynaşması için önemli bir adım olacaktır hem de bu sektörü canlandırmak suretiyle yeni bir açılımı yapmış olacağız. Asırlardır farklı medeniyletlere beşiklik yapan Türkiye de dünyanın en çok ziyaret edilen 6. ülkesidir. Şu an itibarıyla bu yıl sonunda büyük ihtimalle 40 milyon turisti Türkiye'de ağırlayacağız. 2023'te hedef 50 milyon turist ve 50 milyar dolarlık bir gelir hedefliyoruz. Bu sene beklentimiz 40 turist rakamını yakalamak. Macar turistler son yıllarda ülkemize büyük ilgi göstermeye başladılar, bundan büyük ilgi duyuyorum. Turizmin farklı dallarındaki imkanlarla bunu senenin her dönemine yaymak istiyoruz. 

'Müteahhitlik sektöründe işbirliğimizi geliştirebiliriz'

İşbirliğimizi geliştirebileceğimiz bir diğer alan müteahhitlik sektörüdür. Hacim itibarıyla bu alanda 2. sırada bulunuyoruz. Özellikle alt ve üst yapı da Türk müteahhitlik sektörü çok güçlü. Burada da müşterek olarak Afrika'da ortak yatırımlara kesinlikle girebiliriz. Müteahhitlerimiz bugüne kadar 120 ülkede 370 milyar dolarlık proje üstlendiler. Havalimanları, metro, otoyollar, köprü ve tüneller, endüstriyel tesisler, doğalgaz ve petrol rafinerileri, stadyumlar, enerji santralleri, toplu konut gibi büyük ölçekli ve katma değeri yüksek dünya çapında projeleri tamamladılar. Bu projelerin önemli bir kısmını da vaktinden önce tamamladılar. Bu alandaki işbirliğimizi daha da geliştirebileceğimize inanıyorum. Ekonomik ilişkilerimizi daha ileri bir noktaya taşımak için bankalarımız arasındaki ilişkileri de geliştirmemiz gerekiyor. Macaristan'daki Pax Nükleer Santrali'ne iki reaktör daha eklenmesi için Rusya ile mutabakata varıldığını öğrendim. Ülkemizde de başta Akkuyu olmak üzere nükleer santral inşası konusunda Rusya ile çalışmamız bulunuyor. 

'Mülteci meselesinin çözümünde uluslararası toplum sorumluluklarını yerine getirmedi'

Son birkaç aydır Türkiye ekonomisine yönelik spekülatif ve manipülatif saldırılar yaşandığını biliyorsunuz. Bu saldırıların hedefi ülkemize başta terörle mücadele olmak üzere, bekasını ilgilendiren konularda, milli menfaatleriyle çelişen kararları kabul ettirme gayretleridir. Türkiye'nin Suriye ve Irak'ta kendi güvenliğini sağlamak ve Suriyelilerin huzurunu garantilemek için attığı adımlar belli çevrelere rahatsızlık vermiştir. Fırat Kalkanı ve Zeytindalı Harekatlarıyla Türkiye, Suriye'nin geleceğine dönük ayrılıkçı tehdide çok büyük bir darbevurmuştur.  Bu harekatlar sonucunda 4 bin kilometrekareden fazla bir alanı başta İŞİD olmak üzere terörden ve teröristlerden temizledik. Daha birkaç ay önce PKK'nın Suriye kolu PYD'nin kontrolünde olan bölgelerde Suriyeli komşularımız huzur içinde yaşıyor. Geçenlerde Soçi'de Sayın Putin ile imzaladığımız mutabakat muhtırası da İdlib'de yaşayan 3.5 milyon Suriyelinin emniyetini garanti altına almıştır. Böylece çok büyük bir insani dramın ve kitlesel göçün de önüne geçmiş olduk. Biliyorsunuz 3.5 milyonu Suriyeli olmak üzere 4 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyoruz. Şimdiye kadar BM hesaplamalarına göre bu insanlar için kendi bütçemizden 33 milyar dolar harcadık. Bu süreçte hiçbir ülkeden, uluslararası kuruluştan doğru dürüst bir yardım almadık. AB verdiği sözü tutmadı. 2016'da bizlere, mille bütçemize değil, yardım kuruluşlarına 3+3, 6 milyar avro vereceklerdi. Bunu vermediler. Verilen 1.7 milyar avro. Biz bütün bunlara rağmen oradaki hizmetimizi sürdürüyoruz. Böyle devasa bir sorunla tek başına devam etmemize rağmen terörden ve rejimin saldırılarından kaçan mazlumlara tek başımıza yardım etmeye devam ettik. Üzülerek belirtmek gerekirse mülteci meselesinin çözümünde uluslararası toplum sorumluluklarını yerine getirmemiştir. Hatta Akdeniz'de, Ege'de yeri gelmiş bu mülteciler dalgaların arasında kalmaya mahkum edilmiştir, hatta botları delinerek ölüme mahkum edilmişlerdir. Bunların bütün kamera çekimleri elimizdedir. Yüz binlerce insanın hayatını kurtaracak, milyonlarcasının da Suriye'de kalmasını sağlayacak güvenli bölgeler oluşturma teklifimiz başta müttefiklerimiz tarafından bilinçli bir şekilde sabote edilmiştir. Çözümsüzlüğün faturasını da önce Suriye halkı sonra da Türkiye gibi komşu ülkeler ödemek zorunda kalmıştır. 

'Türk ekonomisinin temelleri sağlamdı'

Biz ülkemizin ekonomik bağımsızlığını ve milli güvenliğini korumakta sonuna kadar kararlıyız. Zira şunu da çok iyi biliyoruz, Türk ekonomisinin temelleri sağlamdır. Bizim bu konuda bir sıkıntımız yok. Türk ekonomisini ve bankacılık sistemini bir defa kimse çökertemeyecektir, zira şoklara dayanıklıdır. 2002 yılından beri ortalama yüzde 5.8, geçen sene yüzde 7.4, 2018'in ilk yarısında ise yüzde 6.3 oranında büyüyen bir ekonomiye sahibiz. Bu oranlarla OECD ülkeleri arasında en yüksek büyüme oranlarını yakaladık. Özellikle kamu, hane halkı ve bankalar borçluluk oranlarında uluslararası kriterlere göre gayet olumlu bir görüntümüz var. Ülkemize yönelik saldırılara karşı tüm kurumlarımızla gerekli önlemleri aldık. Son olarak Hazine ve Maliye Bakanımız birkaç hafta önce Yeni Ekonomi Programımızı açıkladı. 2019-2021 için hazırlanmış bu program katılımcı bir anlayışla, sürdürülebilir büyüme hedefiyle kaleme alındı. Alınan önlemlerle ekonomimizin dengelenme yönünde işaretler verdiğini memnuniyetle görüyoruz.

Vize konusunda destek istedi

Ticaret savaşları gibi söylemlerin ticaremizi esir almaya çalıştığı bir ortamda Macaristan'la ekonomik işbirliğimiz çok büyük önem arz ediyor. Biz bunu aramızda başarmalıyız. AB ile Gümrük Birliği güncellemesi çalışmalarına hala başlanamaması,  Türk iş adamlarının ve halkının vizeye tabi olması potansiyelimizin tam olarak kullanılmamasının veyahutta kullanılmasının önündeki en büyük engellerden biridir. Macaristan ve diğer AB üyesi ülkelerde bu konuda destek bekliyoruz."

CNN TÜRK

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kazakistan ve Kırgızistan Başbakanları Telefon Görüşmesi Gerçekleştirdi
Kazakistan ve Kırgızistan Başbakanları Telefon Görüşmesi Gerçekleştirdi
Özbekistan'ın 2019 Büyüme Hedefi Açıklandı
Özbekistan'ın 2019 Büyüme Hedefi Açıklandı