Advert

Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz'ün Bayramı Mesajı

Genel Başkan Prof. Dr. Mehmet Öz'ün 2018 Ramazan Bayramı Mesajı

Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz'ün Bayramı Mesajı

Büyük Türk Milleti, Aziz Türk Ocaklılar

 

İslâm âlemi olarak bu yıl da Ramazan ayını ve Bayramı karışık duygularla idrak ediyoruz. Bir yandan bu kutlu ayı yaşamanın ve bayrama erişmenin mutluluğu ve sevinci, öte yandan Türk ve İslâm dünyasında yıllardır zulüm, baskı, savaş ve ölümle iç içe ve karşı karşıya milyonlarca soydaş ve dindaşımızın acıları… Suriye’den, Yemen’e ve Libya’ya sözde Arap baharının milyonlarca kurbanı ve yurtlarından olmuş insanlar… Gazze’den Arakan’a baskı ve zulmün pençesinde inim inim inleyenler… Kırım’da, yıllar süren sürgünden sonra yeniden döndükleri yurtlarında Rus işgali ile tekrar öksüz kalan Kırım Tatar Türklerinden Doğu Türkistan’da 21. Yüzyılın en sistematik soykırımı ile kimliği ve inancı yüzünden her türlü işkence ve baskıya karşı direnen Uygur Türkleri... Hâlâ yurtlarına dönmeyi bekleyen Ahıska Türkleri ile din ve dilleri üzerindeki baskılar bir türlü bitmeyen Balkanlardaki soydaşlarımız… Velhasıl-ı kelam, İslâm âleminin kısa sürede çözülemeyecek temel ve köklü meselelerinin yanında baskı, zulüm ve savaş felaketine duçar kalmış diyarlarda yaşananlar hepimizi derinden üzmektedir. Bütün bunlar karşısında Türk dünyası ve İslâm âleminin aydınları ve yöneticileri maalesef gerekenleri yapmakta yetersiz kalmaktadırlar. Türk-İslâm âleminin bin yıl öncülüğünü yapmış olan Türk milletine tarihî görev düşmektedir. Bu görevi millet adına ifa edecek olan aydın ve yetişmiş kadrolarımızın olduğuna yürekten inanıyorum. Ne var ki, potansiyelimizi kuvveden fiile geçirecek siyasi, sosyo-ekonomik ve kültürel kurumlarımızın yeterli olduğunu söylemek imkânsızdır. 21. Yüzyılın kendi medeniyetimizi, Türk-İslâm medeniyetini yeniden ve yenileyerek insanlığın hizmetine sunmak için fırsatlarla dolu olduğuna; maddi medeniyetin zirvelerinde dolaşır görünen insanlığın manen ve ruhen içine düştüğü çıkmazlara çare olabilecek birikimimizin yeniden, çağın icaplarına göre işlenmeyi beklediğini düşünüyorum.

Aziz Ocaklılar,

Ülkemiz, dünyada yaşanan kaotik gelişmelerin de etkisiyle birtakım tehdit ve tehlikelerle olduğu gibi çok önemli fırsatlarla da karşı karşıyadır. İslam dünyasını parçalamak ve o kapsamda Türkiye’yi de zaafa uğratmak hedefine yönelik olarak gerçekleştirilmeye çalışılan İkinci İsrail veya sözde Büyük Kürdistan projesi karşısında devletimizin 2015 yazından itibaren içeride, 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminden sonra da dışarıda yürüttüğü kararlı operasyonların yanında olduk ve olacağız. Ancak son zamanlarda çeşitli çevrelerin, geçmişten ders almak yerine yeniden “çözüm süreci” sayıklamalarına başladığını görüyoruz. Unutmayalım ki, sözde çözüm ve barış süreci sırasında her türlü melanetlerine göz yumulan PKK’lı teröristlere karşı yapılan hendek barikat operasyonlarında verilen şehitlerin kanları daha kurumadı. Bu konunun daha önce olduğu gibi bir takım dış merkezlerde “tartışılması” karşısında şunun altını kalınca çiziyoruz: Türk devletinin dış merkezlerin aklıyla çözeceği bir etnik meselesi yoktur.

Önümüzde Cumhurbaşkanlığı seçimi ile TBMM genel seçimleri var. Seçimler dolayısıyla siyasilerin demokratik hukuk devleti kuralları çerçevesinde bir rekabete girmesi tabiidir. Şunu da belirtmek gerekir ki, bu seçimlerin niteliği farklıdır. Yeni bir sisteme geçileceği için önümüzde belirsizlikler de vardır. Onun için ister istemez bir geçiş süreci yaşayacağız ve dünyanın ve çevremizin içinde bulunduğu şartları dikkate alarak bu dönemeci en az hasarla atlatmanın ve geleceğimizi sağlam temeller üzerinde kurmanın yollarını ortak akılla bulmalıyız. Onun içindir ki, demokratik hukuk devletimizin güçlendirilmesi ortak paydasında birleşmeliyiz. Unutmayalım ki, hukuk devleti, adalet, hakkaniyet, dürüstlük gibi kavramlara özen göstermeyen bir siyaset anlayışının, bu ülkeye barış ve huzur getirmesi çok zor… Devlet sorumluluğunu taşıyanlar da bu sorumluluğa talip olanlar da toplumsal barışa ve huzura halel getirecek, ötekileştirmeyi ve kutuplaştırmayı besleyecek söylemlerden uzak durmalıdır. Seçimlerin neticesinde tek temennimiz, kazanan büyük Türk milleti ve Büyük Türkiye ülküsü olsun, kardeşliğimize ve birliğimize halel gelmesin.

Bu duygu ve düşüncelerle Ramazan Bayramınızı kutlar, bütün Türk ve İslam âleminin ve insanlığın barış ve huzur içinde idrak edeceği Bayramlara erişmesini ve  bu bayramın Doğu Türkistan’dan Balkanlara Türk yurtlarında ve Arakan’dan Gazze ve Libya’ya kadar İslâm dünyasında baskı, zulüm ve savaş şartları altında yaşayan soydaş ve dindaşlarımızın kurtuluşlarına vesile olmasını Yüce Allah’tan dilerim.

Prof. Dr. Mehmet ÖZ

Türk Ocakları Genel Başkanı

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"Diasporamız Göz Ardı Edilemez Bir Toplama Ulaşacak"
Kırgızistan'da Tarihi ve Ecdadı Anma Günü
Kırgızistan'da Tarihi ve Ecdadı Anma Günü