Advert

ABD, Fransa ve İngiltere Suriye Rejimi Hedeflerini Vurdu

ABD, İngiltere ve Fransa'nın, Beşşar Esad rejimi güçlerini hedef aldığı saldırıda Suriye'nin başkenti Şam ile Hama, Humus, Dera ve Süveyda illerindeki askeri noktalar bombalandı.

ABD, Fransa ve İngiltere Suriye Rejimi Hedeflerini Vurdu

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ile Fransa ve İngiltere'nin, Suriye rejiminin kimyasal silah kapasitesiyle ilgili hedeflerini vurduğunu duyurdu.

ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, ABD'nin Suriye rejimine yönelik kararını ilan etti.

Trump, "Kısa bir süre önce Amerikan kuvvetlerine, Suriye diktatörü Beşşar Esad'in kimyasal silah kapasitesiyle ilgili yerlere yönelik kesin bir saldırı yapmaları için talimat verdim. İngiltere ve Fransa ile birlikte ortaklaşa bir operasyon şu anda başlamış durumda. İki ülkeye de teşekkür ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Esad'in bir yıl önce de kendi halkına yönelik kimyasal silah saldırısı gerçekleştirdiğini söyleyen Trump, bu saldırının ardından ABD'nin Suriye rejiminin hava gücünün yüzde 20'sini yok ettiğini hatırlattı.

Askeri noktalar vuruldu

ABD, İngiltere ve Fransa'nın Doğu Guta'da sivillere yönelik kimyasal silah kullanan Beşşar Esad rejimi güçlerini hedef aldığı saldırıda Suriye'nin başkenti Şam ile Hama, Humus, Dera ve Süveyda illerindeki asker noktalar bombalandı.

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın duyurduğu saldırıda ilk etapta Şam'daki Cumhuriyet Muhafızları, Dumeyr Havaalanı, Şam Uluslararası Havalimanı çevresi, Cemeyre Bilimsel Araştırmalar Merkezi, Kasyun Dağı'ndaki hava savunma sistemleri, Kisve ve Kalamun bölgelerindeki askeri noktalar vuruldu.

Operasyonda Hizbullah ve İran milisleri de vuruldu

ABD, İngiliz ve Fransız güçleri ayrıca rejimin kontrolünde bulunan Hama ilinde havaalanı, Humus ilinin Kuseyr bölgesinde Hizbullah güçleri, Dera’da 89. Tugay olarak bilinen İran güçleri ve bazı askeri noktalar, Suveyda ilinde Halhala Havaalanı ve Dera ilinin İzra bölgesindeki hedeflere saldırı gerçekleştirdi.

112 Tomahawk güdümlü füzesi kullanıldı

Eş zamanlı olarak Kıbrıs'tan havalanan Tornado tipi 4 İngiliz savaş uçağı da Humus çevresindeki Esad rejiminin askeri tesislerini hedef aldı.

Fransız Hava Kuvvetleri'ne ait Rafale tipi savaş uçakları da hareketa katıldı.

Askeri kaynaklar Amerika Birleşik Devletleri'nin saldırıda 112 Tomahawk güdümlü füze kullandığını bildirdi.  

Bu arada Beşşar Esad rejimi medyası hava savunma birliklerinin saldırılara karşılık vererek 13 füzenin havada imha ettiğini iddia etti.

Rejim güçlerinin hava savunma sistemleri faaliyete geçerken, Akdeniz kıyısındaki Rus askeri üslerinin hava savunma sistemlerinin faaliyete geçtiğine dair bir belirti görülmedi.

Washington yönetimi, operasyonu engellemeye çalışacak her türlü silah sisteminin imha edileceği uyarısında bulundu.

Füze ve hava saldırılarının yol açtığı hasara ilişkin henüz bilgi edinilemedi.

"Askeri karşılığı sürdürmeye hazırız"

Duma'daki kimyasal silah saldırısında masum birçok insanın acı bir şekilde hayatını kaybettiğini dile getiren Trump, "Bunlar bir kişinin eylemleri değil, bir canavarın işlediği suçlardır. Bugünkü adımımız, kimyasal silah üretimine ve kullanımına yönelik kararlı bir caydırıcılık cevabıdır. Suriye rejimi kimyasal unsurları kullanmayı bırakıncaya kadar (İngiltere ve Fransa'yla) bu (askeri) karşılığı sürdürmeye hazırız." diye konuştu.

Rusya ve İran'a tepki

Trump, şunları söyledi:

"Bugün suçlu Esad rejimine en çok ekipman, finans sağlayan ve destek veren iki yönetime de bir mesajım var: İran ve Rusya'ya. Ne tür bir millet, masum kadın, çocuk ve erkekleri kitlesel olarak katleden bir suçluyla bağlantılı olmak ister ki? Toplumlar, dostluklarını sürdürdükleri ülkelerle değerlendirilir. Hiçbir devlet vahşi diktatörleri destekleyerek uzun süre devam edemez."

"Rusya karar vermelidir"

Rusya'nın Suriye'de rejimin kimyasal silah kullanmasına engel olacağına ilişkin 2013 yılındaki açıklamasına atıfta bulunan Trump, "Rusya, şu anki karanlık yolda devam mı edeceğine, yoksa medeni milletler arasında istikrar ve barış için bir güç mü olacağına karar vermelidir." değerlendirmesini yaptı.

İŞİD'e karşı ABD'nin önemli bir başarı kazandığını ifade eden Trump, İran'ın İŞİD'in yenilmesinden sonraki süreçten istifade edemeyeceğine dikkati çekti.

"ABD, Suriye'de kalıcı bir şekilde bulunma amacında değildir. Vakti geldiğinde askerlerimizin yeniden eve dönmesini sağlamak istiyoruz." diyen Trump, bununla beraber Esad rejimine gereken karşılığı verdiklerinden emin olmak istediklerini belirtti.

İngiltere Başbakanı May'den ilk açıklama

İngiltere Başbakanı Theresa May, ABD ile Fransa ve İngiltere'nin, Suriye'de rejime ait hedefleri vurmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Başbakan May, "Bu akşam İngiliz Silahlı Kuvvetlerine, eş güdümlü ve hedefli darbelerle Suriye rejiminin kimyasal silah kapasitesini azaltması ve bunu kullanmaktan caydırması için yetki verdim." ifadesini kullandı.

Rejimin, Duma bölgesinde 7 Nisan'da düzenlediği kimyasal silah saldırısında aralarında çocukların da olduğu 78 kişinin hayatını kaybetmesine değinen May, şunları kaydetti:

"Bu saldırı kimseyi şaşırtmamalıdır. Suriye rejiminin kendi halkına karşı en korkunç ve menfur şekilde kimyasal silah kullanma sicili var. Bu kalıcı davranış kalıbı durdurulmalıdır. Bu sadece Suriye'deki masum insanları korkunç ölüm ve yaralanmalardan korumak için değil, ayrıca bu silahların kullanımını engelleyen uluslararası normun aşındırılmasına izin veremeyeceğimiz için de gereklidir." 

NATO'dan ABD, İngiltere ve Fransa'ya destek

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg yaptığı yazılı açıklamada, ABD ile İngiltere ve Fransa'nın Beşşar Esad'in kimyasal silah kapasitesiyle ilgili yerlere yönelik saldırısını desteklediğini belirterek, "Bu saldırı rejimin Suriye halkına tekrar kimyasal saldırı düzenleme gücünü zayıflatacaktır." ifadesini kullandı.

Müttefiklerin daha önce de rejimin Suriye'de kimyasal silah kullanmasını kınadığını hatırlatan Stoltenberg, bu tür saldırıların uluslararası kuralların ve anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu kaydetti.

Stoltenberg, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Kimyasal silahların kullanılması kabul edilemez ve sorumlular hesap vermelidir. NATO, kimyasal silahların kullanımını uluslararası barışa bir tehdit olarak görmektedir ve Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ne (CWC) bağlı kalınması önem arz etmektedir."

ABD saldırısına Avustralya'dan destek

Avustralya Dışişleri Bakanlığının internet sayfasından, Avustralya Başbakanı Malcolm Turnbull, Dışişleri Bakanı Julie Bishop ve Savunma Bakanı Marise Payne imzalı yayımlanan ortak açıklamada, Suriye'deki rejim hedeflerinin vurulmasına destek verildi.

Açıklamada, ABD, Fransa ve İngiltere tarafından başlatılan harekatı "Suriye rejimi tarafından 7 Nisan'da Duma'da yasa dışı kimyasal silah kullanımına sert tepki" olarak değerlendiren Avustralyalı liderler, "Avustralya, ölçülendirilmiş, orantılı ve hedeflenmiş bir tepkiyi gösteren bu saldırıyı desteklemektedir." ifadesini kullandı.

Hedeflerin vurulması ile "Esad rejimine ve onun destekçilerine, Rusya ve İran'a kimyasal silahların kullanılmasının tolere edilmeyeceğine dair net bir mesaj gönderildiği" vurgulanan açıklamada, "Kimyasal silahların, herhangi birisi tarafından, herhangi bir yerde, her koşulda kullanımı yasa dışıdır ve tamamen suçlanmayı hak eder. Esad rejiminin bu tür suçlarının cezasız bırakılmasına izin verilmemelidir." değerlendirmesinde bulunuldu.

Suriye'de Esad rejiminin, Doğu Guta'da muhaliflerin kontrolündeki son nokta olan Duma ilçesinde sivil yerleşimlere 7 Nisan'da düzenlediği kimyasal silah saldırısında 78 sivil hayatını kaybetmişti.

ABD, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) kimyasal saldırının soruşturulması tasarı sunmuş ancak Rusya veto etmişti.

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Suriye’de yaşanan kimyasal saldırının arkasında Esad rejiminin olduğuna emin olduklarını açıklamıştı.

TRT HABER

abd fransa ingiltere suriye rejimi
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ABD’den İran’a Karşı Olma Çağrısı
ABD’den İran’a Karşı Olma Çağrısı
Çin’in Hoten’de 10 Ölüm Kampında En Az 300 Bin Uygur'u Esir Tuttuğu Bildirildi
Çin’in Hoten’de 10 Ölüm Kampında En Az 300 Bin Uygur'u Esir Tuttuğu Bildirildi