Advert

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uyuyan Devi Uyandırdılar

Erdoğan, MHP Lideri Bahçeli'nin "TTB'nin kapısına kilit vurulmasını" istediğinin belirtilmesi üzerine, ''Türk' ifadesi zaten Bakanlar Kurulu kararıdır. Süratle çıkarılması lazım" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uyuyan Devi Uyandırdılar

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, önemli çalışmalarla dolu bir haftayı geride bıraktıklarını belirterek, geçtiğimiz çarşamba günü Savunma Sanayii İcra Komitesi Toplantısı'nı gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

Türkiye için son derece hayati öneme sahip bu komitenin toplantılarını periyodik olarak yapacaklarını bildiren Erdoğan, yürütülen çalışmaları adım adım takip edeceklerini söyledi. 

"SAVUNMA SANAYİ PROJELERİMİZ ÇOK DAHA KRİTİK HALE GELDİ"

Toplantıda proje bedeli 9,4 milyar dolar olan 55 savunma sanayi projesini görüşerek karara bağladıklarını aktaran Erdoğan, "Yurt içinde ve yurt dışında çok önemli askeri operasyonlar yürüttüğümüz şu dönemde, savunma sanayi projelerimiz çok daha kritik hale gelmiştir. Tamamlanan projeleri gözden geçirerek, daha iyiye doğru götürmek, devam eden projeleri hızlandırmak, gündemimizdeki yeni projeleri karara bağlamak için hızlı hareket etmek mecburiyetindeyiz. Kendi göbeğimizi kendimiz kesmediğimiz taktirde bize verilen bir vidanın dahi yeri geldiğinde baskı, hatta şantaj malzemesine dönüştürüldüğünü gördük" değerlendirmesinde bulundu. 

Yakın dönemde Cumhurbaşkanlığı korumalarına alınacak tabancalar konusunda acı bir tecrübe yaşadıklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"İşlerine gelmeyince bize tabanca vermeyenlerin, diğer silahlar konusunda nasıl bir tavır içinde olduğunu ve olabileceğini az çok hepiniz tahmin edersiniz. Kritik savunma sanayi ürünlerimizin kendi imkanlarımızla üretme işini belirli bir düzeye getirmemiş olsaydık, şu anda ne halde bulunurduk. Açıkçası bunu düşünmek bile istemiyorum. Bunun için son toplantımızda şöyle bir karara vardık: Ülkemizde tasarlanabilecek, üretilebilecek, geliştirilebilecek hiçbir ürünü, yazılımı, sistemi acil durumlar haricinde kesinlikle dışarıdan hazır olarak almayacağız. Gerekirse daha çok zaman harcayacak, hatta gerekirse daha çok para harcayacak ama mutlaka kendi tasarımlarımızı, ürünlerimizi, sistemlerimizi geliştireceğiz. Şartlarımızı kabul ederek, bizimle birlikte çalışmak isteyen uluslararası savunma sanayi kuruluşlarıyla işbirliğine elbette varız. Bu işbirliği, asla hazır alım şeklinde olmayacak. Tüm kritik unsurlarıyla bizim denetimimizde ve üretimimizde gerçekleşecek şekilde yürüyecektir."

"DAHA BÜYÜK BAŞARILARIN MÜJDESİNİ BEKLİYORUM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de giderek daha güçlü hale gelen bir savunma sanayi sektörü olduğuna işaret ederek, artık dünya devleriyle yarışabilecek hale gelmiş milli kuruluşların yanında yüzlerce, binlerce kendini bu işe adamış özel sektör firmalarının geceli gündüzlü çalıştıklarını söyledi.

Mühendislerin, teknisyenlerin, girişimcilerin her gün yeni başarılara imza attığını vurgulayan Erdoğan, daha dün denilebilecek yakın zamana kadar "yapılamaz", "olmaz", "mümkün değil" denilen nice projenin ya tamamlandığını ya tamamlanma aşamasında olduğunu dile getirdi.

"Bu sektörde ilk virajı başarıyla döndüğünüzde, sonrası daha kolay, hızlı ve hesaplı hale geliyor" diyen Erdoğan, ülkenin bu seviyeye ulaşmasında emeği, alın teri olan herkese teşekkür etti.

Erdoğan, savunma sanayi sektöründe çalışan tüm girişimcilerden ve personelden çok daha büyük başarıların müjdelerini beklediğini kaydetti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) üyeleriyle gerçekleştirdiği buluşmaya değinerek, gençlerin coşkusu ve sevgisinin kendisini de gençleştirdiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin 2053 ve 2071 vizyonlarını gönül huzuruyla emanet edeceğimiz bir gençliğin gelmekte olduğunu görmekten büyük bahtiyarlık duyuyorum" ifadelerini kullandı. 

Gençler konusunda hala yapılması gereken çok iş olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"AK Parti Gençlik Kolları'nın 1,5 milyon civarındaki üye sayısı, ana muhalefet partisinin toplam üye sayısından bile fazladır. Gençlere yönelik eğitim-öğretim, kültür, spor, sanat, kişisel gelişim hizmetleri sunan sivil toplum kuruluşlarımızın ulaştıkları kişi sayısı her yıl daha da artıyor. Bütün bunlar elbette önemlidir. Ancak Türkiye'de 30 yaşın altında 38 milyonunun üzerinde kardeşimizin bulunduğunu göz önüne aldığımızda çalışmalarımızın yeterli olmadığını düşünüyorum. Bunun için gençlerimize hem daha çok ulaşmamız hem de onlara her alanda çok daha nitelikli hizmetler vermemiz gerekiyor. Kamu kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve parti gençlik teşkilatları kendi alanlarında, ama hepsi de birbirini tamamlayacak şekilde Asım'ın neslini yetiştirmenin gayreti içinde olmalı."

Erdoğan, geçen 15 yılda eğitim, spor, sosyal ve kültürel alanda yapılanların hayal ettikleri gençliği yetiştirme konusunda gereken alt yapıyı hazırladığını belirterek, "Önümüzdeki dönemde işte bu altyapı üzerinde hayatın her alanında en donanımlı ve elbette manevi olarak da en iyi şekilde teçhiz edilmiş bir gençliği yetiştirmek için inşallah var gücümüzle çalışacağız" diye konuştu.

"MİLLETİMİZİN BİZDEN TALEPLERİNİN ÇITASI YÜKSELDİ" 

Hafta sonu partisinin Batman ve Bitlis il kongrelerine katıldığını, buralarda hem vatandaşlarla hem de partililerle hasret giderme imkanı bulduklarını kaydeden Erdoğan, tüm kongreler gibi bu iki kongrenin de adeta birer miting halinde geçtiğini aktardı.

Milletin kendilerine gösterdiği sevgi ve teveccühün, sorumluluklarının ne kadar ağır olduğunu bir kez daha gösterdiğine işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"15 yıldır ülkeyi yönetiyor olmamıza rağmen, milletimizin bizden beklentileri asla azalmış değildir. Tam tersine ülkemizin kat ettiği mesafeye uygun şekilde taleplerin çıtası da yükselmiştir. Daha düne kadar sadece yol isteyen, su isteyen, baraj isteyen, konut isteyen, okul isteyen havalimanı isteyen şehirlerimiz, bugün Türkiye ve hatta dünya çapında projelerin hayata geçirileceği konuları dile getiriyor. Otomobilden uçağa, yazılımdan lojistiğe kadar her biri gerçekten çok önemli projelerin şehirlerimiz tarafından böylesine sahiplenilmesi geleceğimize daha bir umutla bakmamızı sağlıyor."

Büyükşehirlerin kongrelerinin başlayacağını hatırlatan Erdoğan, böylece Mart ayı sonuna kadar il kongrelerini tamamlamayı ve ardından büyük kongre hazırlıklarına başlamayı planladıklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongrelerde görev alanlara başarılar diledi, bayrak yarışında vazifesine tamamlayanlara ise teşekkür etti. 

"CELAL BAYAR'DAN BU YANA 59 YILDIR GERÇEKLEŞTİRİLEN İLK TEMAS"

Erdoğan, konuşmasında Vatikan ve İtalya'ya gerçekleştirdiği ziyarete de değinerek, "Bu ziyaret Türkiye'den Vatikan'a rahmetli Celal Bayar'dan bu yana 59 yıldır gerçekleştirilen ilk temas olması bakımından da ayrıca önemlidir. Vatikan'da Katolik dünyasının ruhani lideri, 1 milyar 200 milyonluk Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Franciscus ile kapsamlı ve her iki taraf içinde faydalı olduğuna inandığım bir görüşme gerçekleştirdik" diye konuştu.

Erdoğan, "Eğer onuru olmazsa, eğer kutsallarına sahip çıkacak cesareti ve gücü yoksa bir topluluk nasıl millet olabilir, nasıl kendine bir gelecek inşa edebilir " diye sordu.

Türk milletinin binlerce yıllık bir millet olduğunu, kurulan devletlerle, bayraktarlığı yapılan medeniyetle, coğrafyada hiç bitmeyen mücadele ile Türk milletinin dünyanın sayılı milletleri arasında yer aldığını dile getiren Erdoğan, Türkiye'yi güya DEAŞ'la mücadele için diyerek topladıkları çapulcularla aynı kefeye koyanların, kimin eşkıya sürüsü kimin gerçekten devlet olduğunu yavaş yavaş görmeye başladığını belirtti.

Türk milletinin sabırlı bir millet olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Barış için huzur için kendimizle birlikte tüm dostlarımızın da güvenliği ve refahı için elimizden geleni yapmaktan çekinmeyiz. Fedakarlıkta üstümüze yoktur. Son iki asrı hep fedakarlıkla geçirdik. Gözümüzün önünde yalanla, dalavereyle, ayak oyunlarıyla, diplomatik sahtekarlıklarla 5 milyon kilometrekarelik vatanımız adeta talan edildi, geriye kala kala 780 bin kilometrekare bu ülke kaldı. Anlaşılan o ki birileri bunu da bize herhalde çok görüyor. Bizi öyle çok zorladılar ki sonunda uyuyan devi uyandırdılar. Türk milleti üzerinden asırlık rehaveti atıyor, tozları silkeliyor, ruhunu ve bedenini tazeleyerek yep yeni bir döneme doğru ilerliyor. Bu gerçeği gören yüz milyonlarca kardeşimiz, başarımız için dua ediyor. Çünkü onlarda, asırlardır içinde çırpındıkları sıkıntılarından kurtulmak için umutlarını bize bağlamış durumdalar." 

Türkiye'nin her başarısının, milyonlarca yürekte, yeni bir ümit kıpırtısı olarak dalga dalga büyüdüğüne dikkati çeken Erdoğan, büyük iddia sahibi olmanın, bununla mütenasip imkan sahibi olmayı, onun da çok çalışmayı gerektirdiğini bildirdi.

Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı'nda askerler, cesaretle ve kahramanca bir mücadele veriyorlarsa, bunun gerisinde Türkiye'nin hedeflerine ulaşacağına olan inancın yattığını vurguladı.

Canın tatlı olduğuna, kimsenin canını kolay kolay tehlikeye atmayacağına değinen Erdoğan, askerler sınırların içinde ve dışında cansiperane bir mücadele yürütürken, mesaj verdiklerini belirtti. "Bu mesaj, kendi ailelerinden başlayarak tüm milletimiz için daha güçlü, daha büyük ve daha müreffeh bir Türkiye'yi inşa etmekle sorumlu olduğumuzdur." diyen Erdoğan, 2023 hedeflerine ulaşmanın bunun sadece ilk adımı olduğunu, yapacak çok işin, gerçekleştirecek çok projenin bulunduğunu aktardı.

"ETKİSİZ HALE GETİRİLEN TERÖRİSTLERİN SAYISI BİNE YAKLAŞIYOR"

Erdoğan, Türkiye'nin, dış politikadan ekonomiye, eğitimden sağlığa, savunma sanayinden tarıma kadar her alanda dengeli şekilde ileriye taşınmaması halinde iddialarını hayata geçirilemeyeceğini söyledi.

Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İşte o zamanda, geçmişte pek çok örneği olan karikatür devletlerden biri durumuna düşeriz. Bugün, Türkiye herhangi bir hususta kararlı bir irade ortaya koyuyorsa, gerisinde bunu hayata geçirebileceğine inancı ve güveni vardır. Ekonomide bunu ispat ettik, diplomaside bunu ispat ettik, terörle mücadelede bunu ispat ettik, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarında bunu ispat ettik. Artık hiçbir ülke, hiçbir kurum Türkiye'nin gücünü ve kararlılığını sorgulayamayacak hale gelmiştir. Hatırlayın, geçmişteki koalisyon hükümetlerini hatırlayın. Hani delikli 2,5 kuruşa muhtaç olduğumuz günleri hatırlayın. Eğer öyle olsaydık, bugün bu Afrin Operasyonunu, Fırat Kalkanı Harekatını yapabilir miydik Ya orada bir tank, bir top harekete geçemezdi. Kalkıp da SİHA'yı, İHA'yı bulacaksın. Kim sana SİHA, İHA verirdi ya Verdiler de yürüdü mü Yürümedi. Ama şimdi, bu devir geride kaldı. Şimdi hem SİHA'larımızı hem İHA'larımızı üretiyoruz ve SİHA'larımızın bütün mühimmatını da kendimiz üretir hale geldik, onun için de bunu rahatlıkla kullanır hale geldik. Biz hedeflerimize yaklaştıkça ülkemizin bu duruşu, daha da muhkem hale gelecektir. Şu anda Afrin Harekatı'nda hamdolsun etkisiz hale getirilen teröristlerin sayısı bine doğru yaklaşıyor. Şehitlerimiz de var. Ama bizim şehitlerimizin bir de inancı var. Onlar sevgili Peygamberimizin o müjdesine doğru yürüyorlar."

Erdoğan, konuşmasında, "Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber, Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber." dizelerini ve "Allah yolunda ölenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler ama siz bilmesiniz" ayetini okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, Vatikan ve İtalya ziyaretine ilişkin değerlendirmede de bulundu. 

Erdoğan, söz konusu ziyarette, Papa Franciscus ile Kudüs başta olmak üzere bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir teatisinde bulunduklarını, Papa Franciscus,un Türkiye ile yakın işbirliğine önem verdiğini gördüğünü belirtti.

Batıda giderek yükselen İslam karşıtlığı, kültürel ırkçılık ve yabancı düşmanlığından endişe duyduklarını Papa Franciscus ile paylaştıklarını aktaran Erdoğan, "Bir milyar 200 milyon Katolik dünyası, bir milyar 700 milyon İslam dünyası olmak üzere bunların birlikte değerlendirilmesini ve İslamofobiya noktasında da kendilerinin takınacağı tavır üzerinde çok önemli olduğunu, konuşma görüşme fırsatı bulduk. Nitekim Kudüs meselesinde ortaya konulan dayanışma ciddi manada Birleşmiş Milletler Genel Kurulundaki oylamayı sarsmıştır ve neticesinde 128 oyla Kudüs meselesinde ABD adeta Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda reddedilmiştir" diye konuştu.

Papa Franciscus ile Ermeni iddiaları konusunda Türkiye'nin hassasiyetini de paylaşma imkanı bulduklarını belirten Erdoğan, Papa'nın bu meselede oldukça makul bir yaklaşım içinde olduğunu gördüğünü bildirdi. 

Vatikan Devlet Sekreteri (Başbakan) Kardinal Pietro Parolin'i kabul ettiğini, kendisiyle Türkiye ile Vatikan arasındaki ilişkileri değerlendirme imkanı bulduklarına değinen Erdoğan, ardından İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella ve Başbakan Paolo Gentiloniile görüşmeler gerçekleştirdiklerini anlattı. 

Görüşmelerde ekonomiden yatırımlara, savunma sanayinden eğitime kadar geniş bir alanda ikili ilişkileri değerlendirme fırsatı bulduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"İtalya bizim özellikle Avrupa'da ilk üç içerisinde askeri, siyasi, ekonomik, kültürel ve ticari alanlarda işbirliği yaptığımız bir komşumuz. Şu anda İtalya ile 20 milyar dolarlık bir ticaret hacmine sahibiz. Yeter mi Yetmez. Zira 60 milyonluk bir nüfusa sahip İtalya ile 80 milyon nüfusa sahip bir Türkiye... Şöyle bir topladığımız zaman 140 milyonluk bir nüfus. 140 milyonluk bir nüfusun ticaret hacminin çok daha fazla olması lazım. Savunma sanayinde en kararlı ve en ciddi adımı da İtalya ile attık. Özellikle ATAK helikopterlerini İtalya ile birlikte üretiyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya ziyaretinde AB üyelik sürecinden Libya, Suriye, Irak, Kıbrıs, Filistin meselesine kadar pek çok uluslararası konuyu muhataplarıyla ele aldıklarını belirtti. 

Zeytin Dalı Harekatı'nın da gündemde önemli bir yer tuttuğuna işaret eden Erdoğan, terörle mücadele konusunda tüm Avrupa ülkeleri gibi İtalya'dan da daha güçlü destek beklediklerini ifade ettiklerini anlattı. 

İtalya'nın, Türkiye ile en güçlü ticari ilişkiler gerçekleştirilen ülke olduğunu belirten Erdoğan, "Bu ilişkilerimizi inşallah daha da geliştireceğiz" dedi.

Erdoğan, İtalya seyahatinin son programında ülkenin ileri gelen firmalarının temsilcileriyle temaslarda bulunduklarını, temsilcilere kendi görüşlerini ifade etmelerinin ardından taleplerini dinlediklerini söyledi.

İtalyan firmalarının Türkiye'ye olan ilgilerinin artarak sürdüğünü, yeni yatırımlara imza atmak istediklerini gördüğünü vurgulayan Erdoğan, seyahatin her bakımdan olumlu ve verimli geçtiğini kaydetti. 

Erdoğan, misafirperverlikleri dolayısıyla başta Papa Franciscus ile olmak üzere mevkidaşı Mattarella ve diğer ilgililere ayrı ayrı teşekkür etti.

ZEYTİN DALI HAREKATI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'nin Afrin bölgesindeki bölücü terör örgütü mensuplarına yönelik 20 Ocak'ta başlatılan Zeytin Dalı Harekatı'nın başarı ile sürdüğünü bildirdi.

Harekatta verilen şehitlerin her birinin yürek yaktığına dikkati çeçken Erdoğan, şunları ifade etti:

"Ülkemiz topraklarına yönelik saldırılarda kaybettiğimiz sivil vatandaşlarımızın acısını da asla unutmuyoruz. Rakam olarak ifade edilen her bir kaybımızın annesiyle, babasıyla, kardeşiyle; evliyse eşiyle, varsa çocuğuyla, arkadaşlarıyla, sevdikleriyle başlı başına birer dünya olduğunu çok iyi biliyoruz. Rabbimizin şehitler konusundaki müjdeleri en büyük teselli kaynağımızdır. İnancımıza göre şehitler ölmez, onlar diridirler ancak biz onları göremeyiz. Devlet ve millet olarak tüm imkanlarımızla, her zaman olduğu gibi, bu operasyonda da şehit olan kardeşlerimizin ailelerinin yanındayız ve yanında olmayı sürdüreceğiz. Aynı şekilde gazilerimize her türlü desteği veriyoruz. Türkiye, bin yıldır olduğu gibibugün de şehitlerinin ve gazilerinin omuzlarının üzerinde istiklaline ve istikbaline güvenle bakmayı sürdürüyor."

Erdoğan, Erzincan'da yaşayan 10 yaşındaki bir kız çocuğunun şehitler için bir şiir yazdığını söyledi. Başbakan Binali Yıldırım'a, "Sayın Başbakan bunu iyi dinlemen lazım" diyen Erdoğan, söz konusu şiirin bir bölümünü okudu:

"Oğlun şehit, çatma kaşını anne

Metin ol da dik tut başını anne 

Gel öp, kokla mezar taşımı anne 

Akıtma gözünden yaşını anne

Olsa da bu dünyada gönlün ezik 

Eğilme kimseye, tut başını dik 

Bu duygular bizim için tanıdık, bildik

Akıtma gözünden yaşını anne

Ölüm vaktin gelsin, kavuşacağız 

Al bayrak altında buluşacağız 

Mahşerde birleşip sarılacağız, 

Akıtma gözünden yaşını anne" 

Erdoğan, okuduğu şiirin ardından duygularını şöyle dile getirdi:

"Böyle vatan evlat olduğu sürece, Allah'ın izniyle kimse bu ülkede bayrakları indiremez, ezanları susturamaz, özgürlüğümüze göz dikemez, sınırlarımız ötesinden bizi tehdit edemez. Çünkü biz 'tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet' diyerek kararımızı verdik, tüm dünyaya da bunu ilan ettik. Kim bunlara yan bakarsa, yakasına yapışıp hesap sormak, icap ederse de 80 milyon tek vücut olarak bunların tepesine binmek bizim boynumuzun borcudur." 

Bu arada Başbakan Yıldırım'ın da duygulandığı gözlendi.

Erdoğan, Afrin'deki harekatın kararlı bir şekilde devam ettiğini ve edeceğini vurguladı. Harekatın İdlib ile devam edeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"İkide bir bize şunu söylüyorlar: 'Ne zaman bitireceksiniz?' Ne demek, ne zaman bitireceksiniz ya. Bize 'ne zaman bitireceksiniz?' sorusunu soranlara ben diyorum ki siz Afganistan'daki operasyonlarınızı ne zaman bitirdiniz? Irak'taki operasyonlarınızı ne zaman bitirdiniz? 18 sene oldu, hala oradasınız. Sınırdaş değilsiniz, komşu değilsiniz. Ne işiniz var oralarda? Bizim 911 kilometre sınırımız var ve bugüne kadar 700'ü aşkın Suriye tarafından terör örgütlerinin taciz atışlarıyla karşı karşıya kaldık. Yüzü aşkın şehidimiz var. Bunu duyuyor mu Amerika, görüyor mu? 

Bize birçok şeyleri söylediler ama ne yazık ki doğru konuşmadılar. Sayın Obama da doğru konuşmadı, şu anda Sayın Trump da aynı yolda gidiyor. Bize, 'Münbiç'ten çıkacağız, durmayacağız' dediler. Münbiç aslında yüzde 90'ı Arap toprağı olan bir yer. Peki niye duruyorsunuz? Hadi çıkın, kimleri getirdiniz oraya? PYD'yi, YPG'yi, PKK'yı getirdiniz. Onları getirip oraya yerleştiriyorsunuz, hala bize 'Münbiç'e gelmeyin' diyorsunuz. Biz Münbiç'e, topraklarını asıl sahiplerine teslim etmek için geleceğiz, bizim farkımız bu. Biz Amerika'ya şunu da söyledik: Terör örgütleri ile beraber hareket etmeyin. Eğer bu bölgede bir şey yapılacaksa, gelin NATO'da beraber olduğunuz Türkiye ile beraber bunları yapın." 

Türkiye'de bu konudaki yaklaşımların farklı olabileceğine dikkati çeken Erdoğan, "Kusura bakmayın. Eğer biz büyük devlet olmaya ve bu ülkede birilerinin bizim canımızı acıtmasına müsaade etmek istemiyorsak, bu topraklarda belirleyici olacağız. Bizim sorunumuz bu bölgede güneyimizdeki bir kısım Kürtlerle değildir, bizim sorunumuz tamamıyla terör örgütleriyledir. Bu terör örgütleri de bellidir. Bu, PYD'dir, bu YPG'dir, bu PKK'dır, bu IŞİD'dir" değerlendirmesinde bulundu. 

"ASKERİMİZİN BÜYÜK BAŞARISI VAR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'nin "IŞİD'i temizlediğine" dair açıklama yaptığını anımsatarak, şöyle devam etti: 

"Temizlediysen, niye hala buradasın? 5 bin tır silah ve mühimmat getiriyorsun? 2 bin kargo uçağı ile silah ve mühimmat gönderiyorsun? Nereye gönderiyorsun? Kuzey Suriye'de bunların ne işi var? Niye bunlar buraya geliyor? Bu sorunun cevabını da lütfen bize verin. Eğer 'IŞİD'le mücadele için gönderiyorum' diyorsan, buna bizim inanmamız mümkün değil, buna da karnımız tok. Kendilerine söylediğim için bu konuda rahatım, çok açık ve net bir şey var; o zaman sizin Türkiye'ye yönelik hesabınız var, sizin İran'a yönelik hesabınız var veya olmaz ya Rusya'ya yönelik hesabınız var. Fakat biz yerimizde dim dik duruyoruz ve duracağız. 

Biz şuna inanmışız. Unutmayın; beşerin, faninin kader planı olduğu gibi devletlerin de kader planı vardır. Biz kaderin üstündeki kadere inandığımız için şu anda bu süreci bu şekilde işletiyoruz ve işleteceğiz. İnşallah, bu işi İbn-i Haldun'un ifadesiyle, devletler de doğar, büyür, ölür. Bu süreci bu kararlılıkla yürüteceğiz. Şu an itibariyle Afrin'de askerimizin büyük bir başarısı var. Aynı şekilde Cerablus'ta attığımız adımla, 2 bin kilometrekarelik alan içerisinde 135 bin kişiyi tekrar topraklarına döndürdük."

"HEDEFİMİZ AFRİNLİLERİ AFRİN'E DÖNDÜRMEK"

Erdoğan, Afrin'de 135 kilometrekarelik alanın Türkiye'nin kontrolünde olduğunu belirterek, "Hedefimiz Afrinlileri de Afrin'e döndürüp orada yaşam koşullarını hazırlamak" dedi. 

Görüştüğü liderlere, "Sizler ne destek vereceksiniz onu söyleyin." dediğini aktaran Erdoğan, "Dün de İtalyanlara söyledim, daha önce Almanlara söylemiştim. Sayın Trump'a da söyledim, Sayın Putin'e de söyledim. 'Biz inşaatları yapalım, destek verin.' Suudi Arabistan'a da söyledim. 'Bu insanları çadırlardan, konteynırlardan kurtaralım' dedim. Hangisinin insani yardım olarak ne yapacağını görelim. Ama biz şu ana kadar 30 milyar dolar yatırım yaptık. Her ne kadar bay Kemal anlamasa da yapmaya devam edeceğiz. Bak görüyorsunuz, neler oluyor neler? Ama biz dik duracağız" ifadesini kullandı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması sırasında, "Reis bizi Afrin'e götür" sloganı atan partililere, "İnşallah ihtiyacımız olduğu anda beraber gideceğiz" karşılığını verdi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN SORULARI YANITLADI

Bu arada Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nın ardından kuliste gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Amerika'nın, PYD ve YPG'ye silah desteğine karşı, uluslararası hukuk kapsamında Türkiye'nin bir girişimi olup olamayacağına" yönelik soruya, "Bunların her türlü çalışmasını yapıyoruz, yapacağız. Gerek ikili görüşmeler gerek uluslararası mahkemeler noktası; bunların değerlendirmelerini yapıp atmamız gereken adımları da atacağız" yanıtını verdi.

"Uluslararası hukukta karşılığı var mı?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Olmaz olur mu, olması gerekir tabii. Böyle bir saçmalık olur mu Yani buralarda hiçbir hak ve yetkin yok ve üstelik terör örgütlerini beslemek suretiyle NATO'da beraber olduğun, kendi ortağın olan ülkeye saldırtıyorsun. Bize düşen, bu müracaatımızı yapmak. Hak arama müracaatımızı yapmak. Terör örgütüne böyle bir desteği vermek, onlara yardım, yataklık yapmak zaten ulusal ve uluslararası hukukta suç teşkil ediyor. Birileri farklı yaklaşabilir, o ayrı ama biz üzerimize düşen görevi yapalım, adımlarımızı atalım."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hem iç hem de uluslararası hukukta iki alanda da mı atılacak?" sorusuna karşılık da "Tabii her iki alanda. İnceliyor arkadaşlarımız, çalışmalarını yapıyorlar" diye konuştu.

Erdoğan, "Vatikan'a gitmeden önce Türk tankını hedef alan silahla ilgili incelemelerin devam ettiğini söylemiştiniz. Bir sonuca varıldı mı?" sorusu üzerine, "Tespitler daha kesin değil" dedi.

''TÜRK' İFADESİNİN SÜRATLE ÇIKARILMASI LAZIM''

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB) kapısına kilit vurulmasını" istediğinin belirtilmesi üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ben onu açıkladım. Bir defa onun başındaki 'Türk' ifadesi zaten Bakanlar Kurulu kararıdır. Bir defa onun oradan süratle çıkarılması lazım. Sadece Tabipler Birliği değil, Türkiye Barolar Birliği ile ilgili de aynı şey. Çünkü bunların milli, yerli, bu ülkenin şu anda yapmış olduğu vatanı korumayla ilgili mücadelede yanımızda yer alma diye bir durumları yok. Tam aksine karşımızda yer alma, teröristlere sahip çıkma, onlarla yandaş olma gibi bir durumları var. Ve bunları tamamen kaldırıp, sadece Türk Tabipler Birliği değil, her grup kendi oluşumunu yapar, faaliyetini gösterir. Aynı şekilde hukukçular kendi barolarını oluşturur, faaliyetini sürdürür. Ondan sonra da gelip oraya çöreklenme diye bir şey olmaz. Bakanlar Kurulu da gereken adımı atar."

 

NTV

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
'Amacımız Gelişmiş ve Gerçekten Bağımsız Bir Ülke Kurmaktır'
'Amacımız Gelişmiş ve Gerçekten Bağımsız Bir Ülke Kurmaktır'
Çin'in 3 milyon Uygur'u Toplama Kamplarında Alıkoyduğu İddia Edildi
Çin'in 3 milyon Uygur'u Toplama Kamplarında Alıkoyduğu İddia Edildi