Advert

Hazar Denizi'ni Kimin Kullanacağı Belirlendi

Hazar Denizi'ne kıyısı bulunan ülkeler, iş birliği ilkeleriyle yasal sorumluluklarını içeren ve 5 devlet için eşit şartlar getiren anlaşma konusunda uzlaştı.

Hazar Denizi'ni Kimin Kullanacağı Belirlendi

Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Halef Halefov, kıyıdaş ülkelerin Hazar'ın hukuki statüsüyle ilgili anlaşma taslağı üzerinde mutabakat sağladığını belirterek, "Anlaşma süresiz olacak. Anlaşma taslağı hiçbir devlete hiçbir alanda üstünlük sağlamıyor. Herkes eşit haklara sahip olacak." dedi.

Halefov, düzenlediği basın toplantısında, Hazar'ın hukuki statüsünün belirlenmesi için yapılan müzakerelerde gelinen durumu değerlendirdi.

Müzakerelerin, kıyıdaş ülkeler Azerbaycan, Rusya, İran, Türkmenistan ve Kazakistan arasında 21 yıl önce başladığını hatırlatan Halefov, çalışma gruplarının bugüne kadar 49 toplantı gerçekleştirdiğini dile getirdi.

Rusya'da dün yapılan bakanlar toplantısının çok verimli geçtiğini bildiren Halefov, "Uzun yıllardır devam eden sürecin bu toplantıda başarıyla sona erdiğini söyleyebiliriz. Toplantıda Hazar'ın hukuki statüsüyle ilgili anlaşmanın taslağı üzerinde mutabakat sağlanmıştır. Anlaşma taslağının normatif ve teknik detayları da sona erdikten sonra devlet başkanlarına sunulacak." diye konuştu.

10 DENİZ MİLİ İLAVE EDİLDİ

Hazar'ın yüzeyinin sahilden 15 deniz mili mesafeye kadar olan bölgelerin her ülkenin kendi arazisi olarak kabul edildiğini kaydeden Halefov, bu mesafeye 10 deniz mili eklenerek toplam 25 milin her ülkenin balıkçılık alanı olarak belirlendiğini, diğer kısımların ortak kullanıma açık ve tarafsız bölge olacağını ifade etti.

Halefov, anlaşma taslağının çerçeve niteliğinde olduğunu dile getirerek, "Anlaşma taslağı, kıyıdaş ülkelerin iş birliği ilkelerini ve yasal sorumluluklarını içeriyor. Taslak, 5 devlet için de eşit şartlar getiriyor. Hazar'ın dibi, yan yana ve karşı karşıya olan ülkeler arasında bölgelere bölünecek. Anlaşma taslağında askeri dengenin korunması, biyolojik kaynakların korunması, gemicilik faaliyeti, Hazar'ın dibi ile kablo ve boru hatlarının çekilmesi gibi konuları belirleyen maddeler yer alıyor." bilgisini paylaştı.

DENİZ DİBİNİN BÖLÜNMESİ

Hazar'ın dibinin ne şekilde bölüneceğine yönelik şimdilik bir detay veremeyeceğini söyleyen Halefov, "Deniz dibinin bölünmesi konusunda uluslararası hukuk kuralları mevcuttur. Burada ülkenin kara sahası ve kara sahasının devamı olarak adalar da dikkate alınır. Ülke sınırlarının uzunluğuna bağlı olarak, üzerinde mutabık kalınan yöntemle paylaşım yapılacak. Boru hatları konusunda ise hatlar hangi ülkelerin bölgesinden geçecekse o ülkeler karşılıklı olarak anlaşma sağlayacak." şeklinde konuştu.

Daha önce Azerbaycan, Rusya ve Kazakistan arasında Hazar'ın dibinin bölünmesi konusunda mutabakat sağlandığını hatırlatan Halefov, Azerbaycan olarak İran ve Türkmenistan ile bu konudaki müzakereleri sürdüreceklerini kaydetti.

Yıllar süren müzakere sürecinin kolay geçmediğini aktaran Halefov, "Birçok alanda büyük fikir ayrılığı oldu. Nihayet 21 yıl sonra anlaşma taslağı üzerinde uzlaşı sağlandı. Anlaşma süresiz olacak. Anlaşma taslağı hiçbir devlete hiçbir alanda üstünlük sağlamıyor. Herkes eşit haklara sahip olacak." ifadelerini kullandı.

Halefov, nihai anlaşmanın 2018'in ilk yarısında Kazakistan'da yapılacak devlet başkanları zirvesinde onaylanabileceğini bildirdi.

Konunu önemli tarafı denizden geçecek boru hatları konusunda hatların geçeceği devletlerin onayı gerekecek. Böylelikle Trans Hazar boru hattının gerçekleşmesine sorun kalmamış olacak.  Trans Hazar Doğalgaz Boru Hattı Projesi ile Türkmenistan'ın güney bölgelerinde üretilen doğal gazın, Türkiye'ye ve Avrupa'ya taşınması amaçlanmaktadır.

ALEV VE KEPEZ DOĞALGAZ YATAKLARI

Hazar'ın dibinin paylaşılması, zengin petrol ve doğalgaz yataklarının işletilmesi açısından önem taşıyor. Azerbaycan ile İran arasında olası sınır bölgesinde bulunan ve henüz işletilmeyen Alev doğalgaz yatağı ile Azerbaycan ve Türkmenistan arasındaki Kepez (Serdar) doğalgaz yatağı eksenindeki anlaşmazlıkların, Hazar'ın dibi paylaşıldığında çözüme kavuşması bekleniyor.

Taslağa göre, ülkeler, Hazar'da askeri dengeyi koruyacak, biyolojik kaynakların korunması, acil durum ve olağanüstü hallerde iş birliği yapacak.

Petrol ve doğal gaz boru hatları hangi ülkelerin bölgesinden geçecekse o ülkeler karşılıklı olarak anlaşma sağlayacak. Bu madde, Türkmenistan doğalgazının Hazar'dan geçerek Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınmasını öngören Trans Hazar Doğalgaz Boru Hattı Projesinin de önünü açıyor.

Toplam uzunluğu 7.000 km civarında olan Hazar’a kıyıdaş ülkeler, kıyı uzunlukları sırasıyla; Kazakistan (2320km), Rusya (1930km), Türkmenistan (1200km), Azerbaycan (825km) ve İran (740km)’dır.

ULUSAL STATÜ

1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin 122. maddesine göre: “kapalı veya yarı-kapalı deniz”, iki veya daha fazla devlet tarafından etrafı çevrilmiş ve başka bir denize, okyanusa dar bir çıkışla bağlanan, tamamen veya esas itibariyle iki ya da daha fazla sayıdaki kıyı devletinin karasuları ve münhasır ekonomik bölgesinden oluşan bir körfez, havza veya deniz anlamına gelir.

Tanıma göre, denizin “kapalı” veya “yarı-kapalı” olma özelliği, diğer bir deniz alanına dar geçitle bağlı bulunup bulunmadığına göre belirlenmektedir. Eğer dar bir geçit bulunuyorsa “yarı kapalı”, bulunmuyorsa “kapalı” deniz kabul edilecektir. Bununla birlikte, her ikisi arasında hukuki statü bakımından bir farklılık olmayacaktır. Don ve Volga kanallarının varlığı, yarı-kapalı deniz olduğu değerlendirmesine yol açmıştır. Bir görüşe göre Hazar, “kıyıdaş devletler tarafından belirlenen ve uluslararası toplum tarafından tanınan kapalı (hukuki açıdan) kıta içi deniz statüsüne sahiptir”

1982 BM Deniz Hukuku sözleşmesine göre Hazar’ın açık deniz statüsünde değerlendirilmesi durumunda 5 ülkenin dışındaki tüm ülkelerin de buradan yararlanması hakkı doğmaktadır. Oysa Hazar havzası uygulamada uzunca bir süredir 3. ülkelerin kullanımına kapalıdır.

Kapalı ya da yarı-kapalı denizlerin aksine, uluslararası göllerin paylaşım ve kullanımına ilişkin olarak genel geçerliliği uluslararası hukuk kurallarının varlığından söz edemeyiz. Hazar’ın göl olarak kabul edilmesi durumunda, paylaşıma ilişkin iki görüş bulunmaktadır. Bunlardan ilki Hazar’ın tamamen ortak kullanımı (kondominyum), ikincisi ise ulusal sektörlere bölünmesidir.

Hazar’ın statüsüne ilişkin yukarıdaki iki yaklaşımın dışında üçüncü bir görüş olarak, Hazar’ın özel bir su havzası olduğu ve statüsü belirlenirken tek başına deniz hukuku ilkelerinin ve uluslararası göllerin bölünmesindeki uygulamanın mümkün olmayacağı ileri sürülmektedir. Bu görüşe göre Hazar’da denizin her ülkenin yetki alanına giren kısımları dışında ortak kullanım uygulanması gibi geleneksel olmayan yöntemlerin uygulanması savunulmaktadır.

 

YENİAKİT

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ermenistan'da Protestolar Sonuç Verdi, Sarkisyan İstifa Etti!
Ermenistan'da Protestolar Sonuç Verdi, Sarkisyan İstifa Etti!
İran Meclisinde Türk ve Traxtör Karşıtlığına Tepki
İran Meclisinde Türk ve Traxtör Karşıtlığına Tepki