Advert

Ocakbaşı Sohbetlerinde '25. Yılında Türkiye-Özbekistan İlişkileri' Konuşuldu

Türk Ocakları Genel Merkezinin Cumartesi günleri düzenlediği Ocakbaşı Sohbetlerinde bu hafta Türkiye-Özbekistan Dostluk Derneği Başkanı Prof. Dr. Orhan Kavuncu, “25. Yılında Türkiye-Özbekistan İlişkileri” başlıklı bir konuşma yaptı.

Ocakbaşı Sohbetlerinde '25. Yılında Türkiye-Özbekistan İlişkileri' Konuşuldu

Prof. Dr. Kavuncu konuşmasına, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin Türk dünyası için önemini anlatarak başladı ve Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlığını tanıyan ilk ülkenin Türkiye olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Kavuncu, konuşmasında özetle şunları söyledi:

“Geçen yıl Taşkent’te bir toplantı yapıldı. Büyükelçiliğimizin düzenlediği bu toplantıda Özbekistan Başbakanı, Özbekistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı. 4 Mart 1992’de diplomatik ilişkilerin başladığı anlaşma, Türk Dünyasının iki önemli ülkesi arasındaki yakınlaşma açısından önemlidir.

Türkiye’deki Özbek Türklerinin varlığı, Anadolu’nun Türkleşmesiyle başlar. Yani, bir anlamda, Özbek varlığı Anadolu’da 1071’den önce bile vardı. 15. yüzyılda Altınordu Hanı Özbek Han’ın bir Türkistan seferinden sonra asayişi ve kontrolü sağlamak üzere bölgede bıraktığı askerleri ve göçebe toplulukları ifade etmek üzere ve ‘Özbek Han’ın adamları’ manasında ‘Özbekler’ sözcüğü kullanılmaya başlandı.

Daha başından beri Türkiye’de yaşayan Özbek Türkleri, bu toprakları yurt bellediler ama kimliklerine mahsus özelliklerini de unutmadıkları görülüyor. Özbek Türkleri Anadolu coğrafyasına sonradan geldiler ama Özbekistan’a komşu ülkelerde; Afganistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan’da yaşayan Özbek Türklerinin asıl vatanları oralarıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında ve Cumhuriyet’in ilk döneminde Özbeklerin askerî ve fikrî alanlarda önemli katkıları olmuştur. Özbekler, hac için önce İstanbul’a, oradan Hicaz’a giderlerdi. Mesela Mehmet Akif’in annesi Emine Şerife Hanım da hac yolculuğu sırasında Tokat’ta vefat etmiş bir Özbek Türkünün kızıdır. Hacca giderlerken savaşın başlaması üzerine Özbekler yolculuklarına ara verip Osmanlı saflarında savaşmışlardır. Ardından Millî Mücadele’nin başlamasıyla silahlarını bırakmayıp Türk ordusuna hizmet etmeye devam etmişlerdir. Atatürk de bu savaşlar sonrası, Ceditçi Hareket’in öncüleri tarafından Avrupa’ya tahsile gönderilen ve memleketlerine dönerlerse yok edilmeleri kesin olan Özbek akademisyenlere önem vermiş; Türkiye’ye gelmeleri ve üniversitelerde çalışmalarına öncülük etmiştir. Türkiye’ye gelen Özbekler bu açıdan şanslıdır çünkü Türkiye’de muhacir muamelesi görmemişlerdir.

Balkan Harbi, Birinci Dünya Harbi ve Kurtuluş Savaşı’nda şuurlu bazı Özbek Türkleri, Halife’nin ordusuna gönüllü olarak katılmış; bu savaşlarda tahsilli gençlik, aslında ilim ve irfan şehit verilmiştir. Cumhuriyet’in bu bedelini bilenler, onun kıymetini daha iyi idrak ediyorlar.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkiye’ye gelen Zeki Velidi Togan, Sadri Maksudi Arsal gibi Tatar veya Başkurt Türkü aydınların yanında Sait Ali Ankara, Tahir Çağatay, İbrahim Yarkın gibi Özbek Türkü profesörleri, daha eski dönemlere bakacak olursak Ali Kuşçu gibi Anadolu’ya göçmüş Özbekleri tarihimizde görürüz.

Sovyet Yönetimi, İkinci Dünya Harbi’nde Türkistanlıları geri hizmetlerde çalışmaları için askere almış; fakat sonra cepheye sürmüştür. Bunlar, silah eğitimi almadıkları için kitleler hâlinde ölmüşlerdir. Almanların eline esir düşenler ise bu defa “Millî Türkistan lejyonu” adı altında, Sovyetlere karşı Almanların safında savaştırılmış; harbin sonunda tabiatıyla hain olarak görülmüş; bir kısmı infaz edilmiş; bir kısmı hastalıklardan kırılmıştır. Oysa hayatta kalma mücadelesi veren bu insanlar, hangi şartlarda olursa olsun ana vatanlarına ve Türklüğe hizmet şuurunu hep korumuşlardır.”

Türkiye’nin, Türk devletleriyle ilişkilerde mütekabiliyet esasına göre hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kavuncu, Türk dünyasının dünyaya açılan kapısının Türkiye olduğunu söyleyerek sözlerini tamamladı.

Program, ziyaretçilere Özbek pilavı ikramı ve dinleyicilerin sorularının cevaplandırılmasıyla sona erdi.

Haber: Mert Oğuz COŞKUN

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İstanbul’da Şehriyar Anıldı
İstanbul’da Şehriyar Anıldı
Güney Azerbaycan Hükümetinin Baş Savcısı Şehit Feridun İbrahimi’nin Anısına
Güney Azerbaycan Hükümetinin Baş Savcısı Şehit Feridun İbrahimi’nin Anısına