Advert

Türk Ocakları Genel Merkezi Ocakbaşı Sohbetleri Başladı

Türk Ocakları Genel Merkezi’nin geleneksel olarak düzenlediği Ocakbaşı Sohbetlerinin yeni dönemi Türk Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Şahingöz’ün ‘Orta Doğu’da Kayıp Türkler ve Suriye’de Türkmen Varlığı’ konusunda yaptığı konuşma ile başladı.

Türk Ocakları Genel Merkezi Ocakbaşı Sohbetleri Başladı

Türk Ocakları Genel Merkezi’nin geleneksel olarak düzenlediği Ocakbaşı Sohbetlerinin yeni dönemi Türk Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Şahingöz’ün ‘Orta Doğu’da Kayıp Türkler ve Suriye’de Türkmen Varlığı’ konusunda yaptığı konuşma ile başladı.

Şahingöz konuşmasına ‘Kayıp Türkler’ kavramını tanımlayarak başladı: ‘Suriye bölgesi ve bölge Türkleri milli meselemizdir, çünkü Türk kimliği o bölgede Anadolu’dan önce kendini göstermiştir. Tam 1200 yıldır Suriye bölgesinde var olan Türkler, Türk olduklarını biliyorlar fakat maalesef Türkçe’yi bilmiyorlar. Bu yüzden onlara Kayıp Türkler diyoruz. Anadolu’nun dışında yaşayan bir diğer Türk topluluğu olan Balkan Türkleri, Orta Doğu’da yaşayan Türkler gibi Türkçe’yi unutmamıştır. Burada Emevi geleneğinin etkisini görüyoruz. Batı’daki Türklerin milli kimliklerini koruması fakat Orta Doğu’da yaşayan Türklerin Türkçe’yi unutmaları bize bölgede baskı ve asimilasyonun oldukça etkili olduğunu gösteriyor.’

‘SURİYE’DE TÜRK VARLIĞI ANADOLU’NUN HÂKİMİYETİ İÇİN ÖNEMLİDİR’

Şahingöz Anadolu’ya hâkim olmanın yolunun Orta Doğu’da söz sahibi olmaktan geçtiğini belirterek şöyle konuştu: ‘Hem güncel olarak önemi hem de Anadolu’daki varlığımızı hayati derecede etkilediği için önce Musul’u, Kerkük’ü, Halep’i konuşacağız. Türkler Suriye bölgesine 1200 yıl önce yerleşti ve Erbil, Samarra, Halep gibi kentleri imar etti. Bu şehirleri birer Türk şehri haline getirdi. Anlamamız gereken şey şudur: Suriye bizim Anadolu’dan önce toprağımızdı ve orada hala Türkler yaşıyor. Eğer oralarda söz hakkımızı kaybedersek yarın anavatanda da söz hakkımız olmaz.’

‘SURİYE’NİN ETNİK YAPISI SORUN ÇIKARMAYA MÜSAİT’

Suriye’nin etnik yapısı konusunda dinleyicileri bilgilendiren Şahingöz, bölgenin etnik yapısının çatışmalara yol açmaya müsait olduğunu söyledi. Şahingöz: ‘İngilizler Anadolu’da, Irak’ta ve Suriye’de Türkiye’yi 3 farklı yoldan zor durumda bırakmaya çalıştı. Birincisi Türkler Hristiyanlara zulmediyor yalanı, ikincisi Kürtler Türkler ile yaşamak istemiyor iddiası, sonuncusu ise o bölgede Türklerden başka topluluklar da yaşıyor argümanıydı. Bu argüman ile uzun yıllar uluslar arası alanda Türkiye zor durumda bırakılmaya çalışıldı. Ne yazık ki Atatürk döneminden sonra da başarılı olundu. Milli Mücadele döneminden sonra Musul, Kerkük ve Hatay konularının konuşulacağı dönemler çıkartılan ayrılıkçı isyanlar ve raporlar bunun kanıtıdır. Batı emperyalizminin Milli Mücadele döneminden beri uyguladığı büyük planı ise şuan iyice kendini gösteren ayrılıkçı Kürt hareketidir.’

‘TÜRKİYE TÜRKMENLERE SAHİP ÇIKMADI’

Türkiye’nin kendisinden yardım isteyen, kendisine bağlanmak isteyen bölge halkına karşı hep kapalı davrandığını söyleyen Şahingöz, devletin bölgedeki Türklere yardım etmesinin tüm Türk varlığı için hayati olduğunu dile getirdi. Suriye tarihçisi Süheyl Zakkar’ın ‘Humus’ta kim derse ki ben Türkmen değilim, bilin ki o Humuslu değildir’ sözünü hatırlatan Şahingöz, şu an Humus’ta Türkçe’nin neredeyse hiç konuşulmadığını söyledi.

‘BÖLGEDE BÜYÜK GÜÇLERİN ÇIKARLARI VAR’

İç savaşın hakim olduğu Suriye’de tarafların iyi anlaşılmasının önemine değinen Şahingöz, bölgede mezhep farklılığının savaşın alevlenmesinde ve taraf seçimlerinde çok etkisi olduğunu belirtti. ABD’nin olaylara etkisinin bir taraf olarak değil, olayların başlamasında birincil faktör olarak ortaya çıktığını söyleyen Şahingöz, ‘Bölgede çıkarlar genel olarak büyük devletler tarafından kollanmaktadır. Bölge halkı ve diğer unsurların taraf seçiminde ise mezhep farklılığı en önemli meselelerden biridir. Buna rağmen bölgede en hayati iki şey para ve enerji olmaya devam ediyor. Çin Esad’ın müttefiki çünkü büyüyen ekonomisine enerjiyi Esad sağlıyor. İran Esad’ın müttefiki çünkü bölgedeki beka kaygısı ve ‘Şii Hilali’ hedefi hala devam ediyor. ABD ise tüm bu olaylarda rol almıyor, yönetmen koltuğunda oturuyor. Çin ile Pasifik’te ve ekonomik alanda girmiş olduğu yarış onu bölgede Rusya ve Çin ile çekişmeye itiyor fakat tekrarlamak gerekirse ABD bu olayların başlamasında en büyük etkendir. Ayaklanma başlamadan önce muhalifler gayet haklı oldukları bir dizi talepte bulundular. Bu talepler kimsenin karşı çıkamayacağı insani taleplerdi fakat halk nazarında temeli olmayan, Batı tarafından dayatılan taleplerdi. Bu durum Batı destekli muhalifler ile Esad rejimi arasında savaş doğurdu.

‘TÜRKİYE BÖLGEYİ İYİ OKUMALI, HEDEFİNİ İYİ BELİRLEMELİDİR’

Türkiye’nin uluslararası alanda iyi bir politika üretmediğini söyleyen Şahingöz, bölge hakkında bilgisi olmayan kişilerce çalışmaların yürütüldüğünü belirtti ve ekledi:’Müslüman Kardeşler’in bittiği dönemde onlara güvenip siyaset üretmeye çalıştık. 2014’te PYD Kuzey Suriye’de özerklik ilan etti fakat bizim sınırlarımızı korumak için ürettiğimiz çözüm kantonların birleşmesini önlemek. PKK terörü Suriye’de devletleşme çalışmaları yaparken müttefikimiz ABD, Suriye konusunda maşa olarak PYD’yi kullanıyor. Emevi Camii’nde Cuma namazı kılmaktan bahsediyorduk, neredeyse Diyarbakır’ın geleceğini tartışacağız. Böyle günlük söylem ve günlük unsurlar ile uluslar arası politika üretilmez. Aksi halde bizi uluslararası camiada kimse umursamaz, ancak başka devletlerin plan ve hedeflerini gerçekleştiririz. Suriye’de Türkmen varlığını savunan ve savunmaya gönüllü birçok birlik var fakat Türkiye’den destek görmüyorlar. Bu olaylar başladığında desteğimizi esirgemeseydik şimdi etkin bir gücümüz o bölgede hazır olurdu. Şuan ise 4 milyon mülteci ile baş başa kalmış durumdayız.’

‘TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN TEMELİ TÜRKLER’DİR’

Konuşmasında Türk Devleti’ni bir eve benzeten Şahingöz, milli politikanın gerekliliğini şu sözlerle dile getirdi:’ Türk Devleti bir ev ise kolonları ve temeli Türklerdir. Kolonları ve temeli umursamaz ve ideolojiniz ile bu evi yeniden yapmak isterseniz bu ev başınıza yıkılır. İdeoloji ancak boyadır, süstür. Öncelik her zaman Türk kimliğinin yaşatılması olmalıdır. Milli politika üretmek her hükümetin birincil görevidir.

Şahingöz konuşmasına, ‘Türkmenlerin Türkiye’den başka dostu yok, biz onlarız onlar da biz. Ata topraklarında aynı millet yalnız bırakılmamalı, orada Türkler hep Türkiye’yi bekliyor.’ sözleriyle son verdi .

Program daha sonra soru cevap bölümüyle tamamlandı.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Değişim Hareketi IKBY Hükümeti'ni Devirme Tehdidinde Bulundu
Değişim Hareketi IKBY Hükümeti'ni Devirme Tehdidinde Bulundu
Urmiye Kent Konseyi Binasına Urumiye Yazıldı!
Urmiye Kent Konseyi Binasına Urumiye Yazıldı!