Advert

Türk Alimlerinin Günlükleri - 12: İmam Maturidi Şehitliği Anlatıyor

İmam Mâtürîdî, bu sefer Kur’an-ı Kerim tefsiri hazırlıyordu. Âlimlerin piri, talebelerinin yanından az önce ayrılmış, ara vermeden yetiştirmesi gerekenin başına oturmuştu. Tefsir ilminin mahiyetinin farkında, ince eleyip sık dokuyarak kâğıda geçiyordu. Üstelik bugünün konusu mühimdi. Şehadet şerbetini içmiş nice Hamzalar, Alparslanlar, Hasanlar, Enverler, Ömerler, Fıratlar için yazacaktı. Çağlar boyu vatan aşkına, görev uğruna kara toprağı yastık bilmiş kınalı kuzular için indirilen ayetleri açıklayacaktı. Yıllar yıllar sonra, bir istiklâl şairine “Ey Şehîd oğlu Şehîd, isteme benden makber,sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber!” dizelerini yazdıracak bu kutlu mertebenin konu olduğu ayetleri yazmaya koyuldu.

Türk Alimlerinin Günlükleri - 12: İmam Maturidi Şehitliği Anlatıyor

Bakara, 154. Ayet:

Allah yolunda öldürülenler hakkında ‘ölüler’ demeyin. Aksine onlar diridirler, fakat siz anlayamazsınız.

“Allah yolunda öldürülenler hakkında ‘ölüler’ demeyin. Aksine onlar diridirler. Bu âyet hakkında çeşitli yorumlar yapılmıştır. Denildi ki Araplar ölüyü artık anılmayan ve hatırlanmayan kişi olarak tanımlamaktaydı. Birinin anılmasına vesile olacak çocuğu yahut yakını olmadan öldüğünde, böyleleri için, ‘Onların adı sanı yok olmuştur’ derlerdi. Bu âyette Allah Teâlâ Peygamber’ine(s.a.), Allah yolunda öldürülenlerin melekler topluluğu arasında anılmaları mânasında diri olduklarını haber vermiştir.

Denildi ki şehit Rabb’inin nezdinde diridir; nitekim sözlükte şehidin hazır olan, bulunan anlamına geldiği bilinmektedir; azîz ve celîl olan Allah onların, sizden ayrılmış olsalar da Rab’leri katında bulunduklarını haber vermektedir.* Denildi ki hayat ve ölüm çeşit çeşittir. Tabii hayat ve tabii ölüm ile tabii(zatî) olmayan hayat ve ölüm bunlardan bazılarıdır. Tabii olmayan hayat uyanık ve bilinçli olmaktır, bu da din ile hayat bulmaktadır; şu âyette olduğu gibi: ‘Ölü iken dirilttiğimiz…”**Arapların ilimle hayat bulma mânasına gelen ‘O cehaleti içinde ölüdür’ deyişleri de buna benzemektedir. Tabii hayat canlı bedenin devamını sağlayan, tabii ölüm de yok olmasına sebep olan şeydir. Şehitlik kişinin, sayesinde âhirette hayat bulduğu bir şeydir, bu sebeple ona diri denilmiştir. Nihaî gerçeği bilen Allah’tır.”

*Şehit bilgisinden hiçbir şeyin gizli kalmadığı kimse demektir. Ayrıca şehit hazır ve mevcut olan anlamındadır;… “Filanın meclisinde bulundum” anlamına gelir.(İbn Manzûr, Lisânu’l-Arab, “şhd” md.)

**el-En’âm 6/122: “Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir nur verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu?”

Âl-i İmrân Sûresi, 169-170. Âyetler:

Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma! Bilâkis onlar diridirler; Allah’ın lütuf ve kereminden kendilerine verdikleriyle sevinçli bir halde Rab’leri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar.

“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma! Bu meâldeki âyetin yorumu konusunda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Denilmiştir ki münafıklar, Bedir ve Uhud’ta şehit olanlar hakkında onlar ölüp gittiler, demişlerdi. Bunun üzerine azîz ve celîl olan Allah, Bedir’de ve Uhud’ta Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma! meâlindeki âyeti indirdi. Yani onlar, diğer ölüler gibi değildir; bilakis onlar Rableri katında diridirler. Şöyle de denilmiştir: İnkârcılar, öldürülen biri asla yaşamaz ve tekrar diriltilmez, diyorlardı. Allah Teâlâ da; bilakis başka ölüler diriltilip yaşadıkları gibi onlar da yaşıyorlar, tekrar diriltilmişlerdir diye buyurmuştur. Şöyle bir yorum da yapılmıştır: Araplar ölüp de adı sanı kalmayan kimse için ‘artık o, ölüdür’ diyorlardı, çünkü geride onu anan biri kalmamıştır. İşte Allah yolunda öldürülenler için “öldüler”, yani adları anılmıyor dediler. Azîz ve celîl olan Allah ise onların toplumda anıldıklarını haber vermiştir. Melekler ve insanlar toplumunda. Şehitlerin insanlar tarafından anılması, halk arasında açık ve bilinen bir husustur.

Şöyle de söylenmiştir: Bilakis onlar Rableri katında diridirler meâlindeki ifade, onlar yaptıklarının karşılığını yaşarken gördükleri gibi öldürüldükten sonra da amellerin karşılığını alacaklardır; binaenaleyh onlar, yaptıklarının sevabını almak konusunda yaşayan insanlar gibidir; dolayısıyla ölü sayılmazlar.”

*Ebû Mansûr el-Mâtürîdî, Te’vîlâtü’l Kur’ân Tercümesi, çev. Prof. Dr. Bekir Topaloğlu-Prof. Dr. Kemal Sandıkçı, İstanbul 2015, cilt 1 sf. 303-304, cilt 2 sf. 474

maturidi şehitlik
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tebriz’de Genç Kadının Üzerine Asit Atıldı
Tebriz’de Genç Kadının Üzerine Asit Atıldı
Trump Medyaya Ateş Püskürdü: Amerika'nın Kara Lekesisiniz
Trump Medyaya Ateş Püskürdü: Amerika'nın Kara Lekesisiniz