Advert

Türk Alimlerinin Günlükleri - 7 : Yesevi 'Sahte Şeyhler'i Anlatıyor

Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi günümüze de dokunuyor ve "sahte şeyhleri" anlatıyor.

Türk Alimlerinin Günlükleri - 7 : Yesevi 'Sahte Şeyhler'i Anlatıyor

Genç âlim Ahmed Yesevî, hocası Arslan Baba’nın vefatından sonra Buhara’ya gitmiş ve burada Şeyh Yusuf Hemedanî’ye intisâb etmişti. Yusuf Hemedanî’den ilim, irfan ve terbiye alarak onunla birlikte Türkistan’ı dolaşmıştı. İşte böylece Pîr-i Türkistan, gerçek bir hocadan sonra gerçek bir şeyhin yanında yetişmişti. Aldığı bu mükemmel eğitimle, zamanın sahte şeyhlerinin ayrımına da vakıf olmuştu. Nasıl ki günümüzde hakikat diye yalanlar dağıtan sahte “kutublar”, sapkın kişiliklerini İslâmî kisveye büründürüp insanları kandırıyorsa, Türklerin Şeyhi de ta o zamandan dünü anlamış, bugünü de öngörmüşçesine bu sahte şeyhleri Divan-ı Hikmet’ine taşımıştı:

“Bu zamanın şeyhlerine bakın!
Dilenci gibi oradan oraya gezerler.
“İnsanlar bana ‘ulu kişi’ desinler” diye,
Her toplantıda halka düzüp (ayin düzenlerler)

(Kendileri) şöhret kazanmak için bu halka içinde bağırıp çağırırlar.
Şairleri ortama renk katmak için şiir okurlar.
Kızlar ve kadınlar (ise) sohbet için toplaşırlar.
Gürültüyü işitenler (de) her taraftan koşup gelirler.

…….
Halka hâlinde çevresinde otururlar.
“Hastalığın var” deyip o kadına vururlar.
Böylesine yersiz ve uygunsuz iş yaparlar.

Kara cahiller bir araya gelip “ hay huy” diye bağrışır.
O sapkını (da) “şeyhimiz” diyerek pir ilân eder.
(Pir saydıkları) şeyhleri de “Bana (gaipten) haber ulaştı” der,
(Çevresini kuşatan) çember içinde sarhoş deve gibi yerlerde yuvarlanır.

“Bana mürit olun” diye halka baskı uygularlar.
İçi bomboş(kafalarında) sarık bulunan (bu şeyhler)
Gönülsüz kimseleri bu şekilde zorla mürit yaparlar.

Bu sapkınların yaptıkları şeriata uygun değildir.
Tarikat diye halka dinde yeri olmayan şeyleri söylerler.
“Hakikat denilen benim” diyerek böbürlenirler.
Bu yalancıların yaptıkları ve söyledikleri (her şey) gerçek dışıdır.

Şeriata bağlanıp onun gereklerini yerine getirmezler.
Din bilginlerinin sözlerini doğru kabul etmezler.
(Üstelik) riyazet ehli dervişleri (de) umursamazlar.
Yeryüzünde “benim” diye kabarıp yürürler.

Mürşitlik iddiasına kalkışırlar, (ama) şartını bilmezler.
Helâlle haramı, sünnetle bid’ati birbirinden ayırmazlar.
Ebû-Hanife mezhebine hiçbir şekilde uymazlar,
Diğer sapık mezheplerin yolundan giderler.

Ellerine ucu sivri demirli değnek alırlar,
Başlarına (da) kocaman birer sarık sararlar
Köy köy gezerek cahil köylülerden nezir alırlar.
Helâl haram demeden (böylece) geçinip giderler.

Ey dostlar! Bu öğüdüme kulak verin:
“Aklınız varsa Hz. Muhammed Mustafa’nın yolundan ayrılmayın.”
“Bu tür sapık ve sapkın şeyhlerden uzak durun;
Çünkü sizi lânetli şeytan (gibi) (kolaylıkla) aldatırlar.”

(Ey) Kul Hoca Ahmet! Sen nefsine uyma,
Bunlarla yoldaşlık etme,
Bunlara uyup da inanma;
(Yoksa) (seni de) dininden edip cehenneme sürüklerler.”*
 

* Hoca Ahmed Yesevî, Dîvân-ı Hikmet (Mısır Nüshası), Haz. Mehmet Mahur Tulum, Doğu Kütüphanesi Yayınları, İstanbul 2016, s. 193-195

ahmet yesevi türk alimleri
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Özbekistan'ın İlk Nükleer Güç Santralinde Temel Atıldı
Özbekistan'ın İlk Nükleer Güç Santralinde Temel Atıldı
Kırgızistan'da Cengiz Aytmatov Anıldı
Kırgızistan'da Cengiz Aytmatov Anıldı