Advert

Polatlı Türk Ocağı Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Bozoğlan'ı Ağırladı

Polatlı Türk Ocakları Şubesi'nin konuğu olarak ilçede bulunan ve konferansa katılan Suriye Türkmen Meclis Başkanı Dr. Emin Bozoğlan Suriye’deki son gelişmeler ve Türkmenlerin durumu ile ilgili görüşme yapmak üzere siyasi parti ilçe başkanları ile teker teker görüştü,konferans verdi.

Polatlı Türk Ocağı Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Bozoğlan'ı Ağırladı

POLATLI’DA SURİYE MESELESİ KONUŞULDU

Polatlı Türk Ocakları Şubesinin konuğu olarak ilçede bulunan ve konferansa katılan Bozoğlan siyasi parti ilçe başkanları ile teker,  teker görüştü. Bozoğlan ilk olarak CHP ilçe teşkilatına gitti. CHP ilçe Başkanı Selami Ovacık burada yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi.

OVACIK “Irak ile Suriye’nin toprak bütünlüğü ülkemizi de yakinen ilgilendiren çok önemli bir sorun.” Suriye Türkmen Meclis Başkanı Sayın Dr. Emin Bozoğlan’ın dün gerçekleştirdiği ziyaretlerde CHP İlçe Başkanlığı durağında Suriye’deki sorunlardan ve gelişmelerden konuşuldu. Ziyaretten memnun kaldığını ve Suriye’nin kaotik ortamdan dolayı içinde bulunduğu sıkıntıları yakından takip ettiğini söyleyen CHP İlçe Başkanı Selami OVACIK; Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi olarak, komşularımızla barış içinde olmamız gerektiğini defalarca vurguluyoruz.

Buna rağmen mevcut ülkemizi yaklaşık 15 senedir yöneten AK Parti iktidarı komşularla sıfır sorun adı altında yola çıkarak, hiçbir barışçıl komşu bırakmayan dış politika anlayışı ile iç politikada da sıkıntılar çıkardı. Irak ile Suriye’nin toprak bütünlüğü ülkemizi de yakinen ilgilendiren çok önemli bir sorun.  Şu anda emperyal güçler tarafından Ortadoğu yeniden işgal edilmek isteniyor. Tüm bu sorunların içerisinde Türkmenlerimizin de mağdur olmamaları için ülkemizin, mevcut siyasi iktidarın ve muhalefet partiler olarak bizlerin katkı sunmamız gerekmektedir.” dedi.

Suriye Türkmen Meclis Başkanı Dr. Emin Bozoğlan ve beraberindekiler ardından AK Part ilçe başkanı Aysel Demir ile bir araya geldiler.

DEMİR: “Bütün terör örgütleri Müslüman!”

DEMİR “Suriye’deki son gelişmeler ve Türkmenlerin durumu ile ilgili AK Parti’ye yapılan ziyarette Suriye için birlik mesajları veren AK Parti İlçe Başkanı Aysel Demir; “Öncelikle ben bu ziyaretten dolayı Türkmen kardeşlerime çok teşekkür ediyorum. Özellikle bu ziyarete sebep olan İlhan Hocama ve Yetkin Beye ayriyeten teşekkür ediyorum. Suriye’nin yaşadığı durum için üzgünüz. Kendi ülkemizde de yapılıyor terör. Hristiyan terör örgütü yok bu tesadüf mü? Bütün terör örgütleri Müslüman. Bunları kuruyorlar kimini İngiltere kuruyor, kimini İsrail kuruyor. Hepsi de cihat adına yapıyor Müslümanın kellesini uçuruyor. Halep’te yapılanlar itinayla gizli kalıyor.  Bu konularda her bir birey olarak üzerimize düşeni yapalım, devletimize sahip çıkalım, geçmişimize sahip çıkalım. Elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız biz. Manen ve madden hep sizinleyiz.” Diyerek sözlerine son verdi.

Bilgiç: “Eğer Suriye halkına bırakılsa bu savaş sürmez çoktan biterdi.”

Suriye Türkmen Meclis Başkanı Dr. Emin Bozoğlan  daha sonra MHP ilçe Başkanı Gürsel BİLGİÇ ile görüştü. Suriye Türkmen Meclis Başkanı Dr. Emin Bozoğlan’ın dün gerçekleştirdiği ziyaretlerde konuşan MHP İlçe Başkanı Gürsel Bilgiç; “2011 yılında girilen savaş döneminde bir rejimin getirdiği sıkıntıların bir taraftan da batının sinsi planları etkisiyle bu Suriye halkının birbirine düşürmesi, birbirini öldürmesi, her türlü teknolojik imkânlarda karşılıklı taraftarların destek vermesi ile 6 yıldır alevli bir şekilde devam ediyor. “ dedi.


Eğer Suriye halkına bırakılsa bu savaş sürmez çoktan biterdi.

Bozoğlan “Türkmen kardeşlerimiz özellikle Suriye, gerçekten çok zor günler yaşadılar. Tabii ki buna üzülmek yetmiyor. Biz de teşkilat olarak arkadaşlarımızla bir şeyler yapmaya çalıştık. Allah’ın izni ile bir an önce dertlerinden kurtulmaları tek temennimizdir.” Dedi

Suriye deki gelişmeler ve Türkmenlerin durumu hakkında Türk Ocakları  Polatlı şubesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen konferansta bilgiler veren Başkan   Bozoğlan  Astana’da yapılan görüşmeler sonucunda Suriye Türkmenlerinin durumu ve geleceği” ile konuları katılımcılar ile paylaştı. 82 yılında HAMA'da Müslüman kardeşler katliamın yaşandığına dikkat çeken Bozoğlan ,” 96 yılında şuanda kendi arkadaşlarımızın da canlı şahidi olan birçok Türkmen kardeşimiz hapse  girdi.  Özellikle Bayır Bucak’ta  PKK’nın kol gezdiği bir alan oldu. Tabi bunu bizim büyüklerimiz, yetkililerimiz ne yapacak? O sırada ben Türkiye’deydim”dedi.

Türk Ocakları Şubesine  ” Türkmen davasına verdiğiniz destekten ötürü sizlere şükranlarımı ileten  Dr. Emin Bozoğlan Polatlı’da Suriye’de yaşanan gelişmeleri, Esad rejimi, Bahar rejimi, Bagas süreci ve Türkmenlerin durumunu  Türk Ocakları Polatlı Şubesinde anlattı.  Türk Ocakları Polatlı Şubesi tarafından tertiplenen konferansta konuşan Suriye Türkmen Meclis Başkanı Dr. Emin Bozoğlan   “ Bildiğimiz gibi, Anadolu’da Irak ve Suriye olmak üzerede Anadolu beyliklerinden dana önce Türklerin varlığı hatta  zenginlerin Halab’i  başkent kıldığını biliyoruz. Biz Suriye’de Asil ve Kadim bir Türkmen topluluğuyuz  veya Türk topluluğuyuz farketmiyor.   Biz kendimize Türkmen diyoruz ama sınırın iki kilometre ötesindeki Türkmen, iki kilometre Türkiye sınırları içerisinde Türk. Dolayısıyla tarihte olduğu gibi, biz Türk Milletinin parçasıyız. Ama hasbel  kadar, Batı devletlerinin, Avrupa Birliği ülkelerinin, Amerika’nın Orta Doğu üzerinde Osman Devleti ve İslam devletleri üzerinde olan planları yüzyıldır veya daha öncesinden sinsi planları mevcuttur. Bunu geçmişte uyguladılar. Maalesef Türk Milleti parçalandı. Değişik devletçiklere büründü ve bugün aynı plan yine sahneye sürülmüştür. Adım adım uygulanmaya devam etmektedir. Bunun örneğini Libya’da görüyoruz, Mısır’da gördük,sudan ikiye bölündü  Yemen’in durumunu biliyorsunuz. Irak son 15 yıl önce başladı malum. Suriye’nin  kaç devlete bölüneceğini veya kaç yapıya bölüneceğini şuanda bilmiyoruz.. Ama bölünmemesi için biz elimizden geleni ister sahada, ister siyasette faaliyetlerimizi devam ettiriyoruz.

ESAD ASKERİ DARBE İLE GELDİ

Bu savaş neden başladı? Çünkü önce  adına bahar adı verildi. Aslında bahar değildi. Bizleri Orta Doğu insanı olarak bu sözcüklerle bizi kolay kandırabiliyorlar. Fakat peşinden bir cehennem ateşi başlıyor ve 6  yıldır devam ediyor. Kısa zamanda söneceği de görülmüyor. Bugün barış bile başlansa, bunun en az 10 yıl daha devam edeceğini düşünüyoruz. Burada Biz Suriye Türkmenleri olarak ve Suriye Halkının bir parçası olarak Fransız mandası  altında kaldığımız sürece, biz Osmanlıyı savunduğumuz için Fransızların kurduğu sistemden faydalanamadık. Daha sonra bahar rejimi geldi. O da 53-54 senedir iktidarda. Bagas  sürecinin kendine göre demokratik, sosyalist bir rejim deyim üstünde. Fakat seçimler açık oyla ve kapalı tasnifle yapılan Devlet Başkanı da yüzde 98-99 ile seçilen bir yönetim biçimi.

Fransızlar bu mandasından ayrıldıktan sonra tabi gerekli zemini hazırlıyorlar. Buradaki zemin; yabancılara ne kadar uyum sağlayabilecekleri bir yapıyı oluşturuyorlar. Bu yapıda da ideolojiyi oluşturuyorlar. Farkındaysanız bütün İslam ülkelerinde hep merkezin solunda bir oluşumu tercih etmiştir, Batı zihniyeti Orta Doğu ülkelerinde. İdeoloji olarak da tıpa  tıp uyuyor.Öyle bir sistem gelmiş ki baba Esad 1969 yılında iktidara geldi. Tabi askeri darbeyle geldi, kendisi askerdi.  Oluşturduğu sistemde askeri,polisi,partisi,düzeni,idarecileri ve ideolojisi bir zincir halkası niteliğindeydi. Ya o zincir halkasının bir parçası olursun veya rakipsin. Bu fasıl yıllarca sürdü. İlk geldiği andan itibaren hafız Esad ve bir devrim ihtilali başka bir aynı etnik yapıda olan başka devlet başkanına yaptı,yine kendi aile içerisinde bir yapıydı. Sistemi bu şekilde yürütürken, rakip olarak karşısına gericilik kavramını yerleştirdi. İlkokuldan itibaren herkes parti üyesi olur, olmayan not edilir, ailesi belli tabi bu bir yere kadar. Muhalif olan hele farklı bir yapıda ise tamamen hasım olarak görülen, devletin nimetlerinden faydalanamayan bir büyük kesim oluşuyor.

“MÜSLÜMAN KARDEŞLER AYAKLANMASI” ADI ALTINDA KATLİAM

Bu olaylarda sizin de bildiğiniz gibi, 82 yılında Hama’da yaklaşık rakamlar değişken ama 35 bin civarında beldeyi yeriyle beraber müslüman kardeşler ayaklanması adı altında katliam şeklinde, neden katliam diyoruz? Çünkü ayırt etmiyor öldürürken çocuk,kadın ayırt etmiyor,savaşın da bir adabı var. Tabi yok edildi. Bunun ötesinde 96 yılında şuanda kendi arkadaşlarımızın da canlı şahidi olan birçok Türkmen kardeşimiz hapse  girdi.  Özellikle BayırBucak’ta  PKK’nın kol gezdiği bir alan oldu. Tabi bunu bizim büyüklerimiz, yetkililerimiz ne yapacak? O sırada ben Türkiye’deydim. Anlattıklarımı ifade ediyorum, çünkü kendi akrabalarım, ailem BayırBucak’ta yaşıyor. Devlet’e, valiye ,emniyet müdürlüğüne bildiriyorlar. Tabi siz mi bildirirsiniz diye hepsini içeriye atıyorlar.  Niye bildiriyorsunuz, size mi kaldı gibisinden. Bu canlı vakıf olduğumuz bilgiler, bilmediğimiz daha neler neler var. Türkiye’de bir vizyon  vardı, Suriye’ye, Orta Doğu’ya karşı Müslüman kardeşlik yaklaşımı vardı. Belki Suriye’de ayaklanırken bunu beklediler. Müslüman kardeşler çok güçlüdür, bu devrimi kolay başarırlar diye. Fakat Müslüman kardeşlerde işi yapacak kişi kalmamıştır bu süre içesin de zaman zaman kelleler gitmişti. Bunu hesaba katmadılar muhtemelen burada bir kayıp var. 

“EN ÇOK ŞEHİT VEREN YİNE BİZ TÜRKMENLER OLDUK”

Bir başka şey yine Suriye’de  Arap baharını başlattılar. Başlatan el daha çok Amerika ve Avrupa  Birliği ülkeleri. Buradan Orta Doğu’nun bütün nimetlerinden, yer altı zenginliklerinden, yer üstü zenginliklerinden ve beyin göçünden faydalanmak üzere planlarını parçala,böl ve faydalan politikasıyla bunu yüzyıldır yapıyorlar. Bunun da bir parçası olduğuna inanıyoruz. Fakat biz Türkmenler; en çok sıkıntıyı çeken, en çok eziyet gören, en çok şehit veren, en çok iç ve dış göçe zorlanan Türkmenler olduk. Neden dersiniz? Bizler Osmanlı’nın bir devamı olarak, Suriye’de Anadolu’nun bir parçası olarak yaşamaktaydık. Suriye’nin her toprağında Türkmen  vardır daha çok, yoğunluk olarak da daha çok Şam Havalisi,Bolan Türkmenleri,Hama Bonos, Bayır Bucak Türkmenleri, Halep Türkmenleri ile Araka türkmenleri’nin yoğun olduğu iller olarak görüyoruz.Biz Türkmenlerin , savaşın dışında kalma şansımız yoktu. Mutlaka hangi tarafta olursan ol, savaşın içinde olmak zorundasın. Çünkü çok denklemli bir savaştı. İki taraflı bir savaş değildi. Bir taraftan PYD var, bir yandan DEAŞ oluşturdular, bir taraftan özgür Suriye ordusu Sünni kesimine hitap eden, bir taraftan Suriye’nin kuzeyinde bir kesim  var, Nusaybin rejiminin hakim olduğu bir etnik yapı. Bu yetmiyormuş gibi Lübnan işin içine karıştı, Hizbullah rejime destek vermek üzere  Aslında 2012 yılında muhtemelen rejimin düşmesine ramak kalmıştı, buradaki savaşın bitmesini istemeyen batı hemen müdahale etti. O sırada DEAŞ oluşturdular. DEAŞ’i   oluşturanların içerisinde bütün devletler olduğu gibi Suriye’nin kendisi de dahildir bu oluşumunda. Nasıl oldu derseniz? Müslüman kardeşler olarak hapishanede tuttuklarını salıverdi,. Her türlü desteği de verdi, gidin halifeliğinizi kurun diye. Bir taraftan rejim ne yaptı? Halep’in kuzeyinde PYD ile ilişki kurarak, kendisine rakip gelecek muhalefeti arkadan vurması için bir plandı. Baktığımız zaman, içinden çıkalamayacak kadar denklem bir ortam. Altı yıldır devam ediyor en son, Astana’ da  üç devletin garantörlüğünde  bir ateşkes toplantısı yapıldı.  Burada saha komutanları dahil rejimin idarecileri, yöneticileri geniş bir masa etrafında karşılıklı birebir değil ama bu işi başlattılar. Anlaşılan şu, Cenevre görüşmelerinde de her ne kadar biz artık görüşmeyeceğiz, bizim istediklerimiz olmadı dense de, her iki taraf birbirini suçlasa da tekrar Cenevre’de ayın 20’sinde barış görüşmeleri için iki tarafında istekli olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu barış görüşmelerinde bir sonuç alınacağına inanıyoruz. Biz de bu görüşmeler içerisinde, bulunduk hem de Cenevre’de bulunacağız inşallah.

ETNİK VE MEZHEBİ YAPILARIN BİR ARADA YAŞAMASINI KABUL EDİYORUZ

Bizim buradaki vizyonumuz Türkmenler olarak; biz asla Suriye’nin ne toprak bütünlüğü, ne de halkın bütünlüğünün zedelenmesini istemiyoruz. Yani biz, toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Etnik ve mezhebi yapıların bir arada yaşamasını kabul ediyoruz. Aksi halde biz Türkmenlerin yok olma ile yüz yüze kalacağına inanıyoruz. Başka şansımız da yoktur. Çünkü bölündüğü zaman, biz bir yerde birikmiş olmadığımız, dağınık olduğumuz için o farklı otonomiye bölünenler arasında biz Türkmenler yapı olarak birebir dağılmış olacağız. Kendi ne kültürümüzü, ne kimliğimizi, ne de dilimizi koruyamamış olacağız. Bunu korumak bizim için önemli olduğu kadar Türkiye için de önemlidir. Düşünün ki, Suriye’de üç buçuk milyon insan Türkçe konuşacak, dilini unutmayacak. Anadolu’daki dili kullanacak. Böyle bir yapı Türkiye için büyük bir kazançtır, vazgeçilmezdir. Tabi biz Türkiye ile  Türk Milleti ile  bizim kaderimiz aynıdır. Bunun  canlı şahidiyiz. Çünkü 15 Temmuz’da da hadiseyi gördük. Türkiye’de parçalanmak bölünmek üzere veya Türkiye’nin düşmanlarına, terör örgütleri fırsat doğacaktı  hiçbir şey olmasa bile. Ama gerçekten burada büyük bir irade oluştu. Türk milletinin dik duruşu bunu engelledi. Temennim odur ki; diğer bütün Orta Doğu, Müslüman ülkelerine bir mesaj olur .Türkiye içinde bunun tekrarlanmaması için bir mesajla tazelemiş olur diye düşünüyorum.

polatlı türk ocakları emin bozoğlan
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Çin'i Sarsan Gelişme! 5 bin Uygur Türkü Suriye'de...
Çin'i Sarsan Gelişme! 5 bin Uygur Türkü Suriye'de...
Türk Ezgileri Manisa’da Can Bulacak
Türk Ezgileri Manisa’da Can Bulacak