Advert

Türk Ocakları Hanımlar Kurulu Sohbetli Kahvaltısında Oğuz Kağan Destanı Konuşuldu

Türk Ocakları Genel Merkez Hanımlar Kurulu’nun burslu öğrenciler yararına düzenlediği aylık kahvaltılı sohbet toplantısı bu ay da düzenlendi. Şubat ayı programının konuğu Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Tufan Gündüz’dü.

Türk Ocakları Hanımlar Kurulu Sohbetli Kahvaltısında Oğuz Kağan Destanı Konuşuldu

Kahvaltılı program TZOB Akman otelde gerçekleştirildi. Programın sunuşunu yapan Hanımlar Kurulu üyesi Ayfer Atabey, Hanımlar Kurulu faaliyetlerinden bahsettikten sonra sözü açılış konuşmasını yapmak üzere Türk Ocakları Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Bülent Aksoy’a bıraktı. Konuşmacı ve konuya dair bir konuşma yapan Aksoy ardından sözü konuşmacı Prof. Dr. Tufan Gündüz’e bıraktı.

 Gündüz, “Oğuz Kağan Destanı” adıyla çıkan kitabından bahsederek söze başladı. Türklerin en önemli destanlarından biri olan Oğuz Kağan Destanı’nın üzerine bir çalışma yaparak yayınlamaktan dolayı gurur duyduğunu ifade eden Gündüz, destandan önce Oğuzların kim olduğuna dair konuşmak gerektiğini belirtti.

“Oğuzlar kimlerdir?” sorusuyla konuya giren Gündüz, Türk boyları arasında çatı bir Türkçe’nin olduğunu, boy isimlerinin farklılaşmasının da ufak lehçe farklılıklarından ileri geldiğini söyledi. Selçukname’den bahseden Gündüz, Cend şehrine gelen ve Müslüman olan Selçuk subaşının hikayesi olan bu eserin aslında bir politik tercihi bir boyun tutumunu ifade ettiğini anlattı. Oğuzların Müslüman olmasının tarihi açıdan çok önemli olduğunu vurgulayan Gündüz, Oğuzların İslam’ı kabul etmesinin ardından Türkmen adını aldıklarını böyle anılmaya başlandıklarını belirtti. Dış kaynaklarda ise bütün boylara ortak bir isim olarak Türk dendiğini de ekledi. Türklerin Müslüman olma sürecinin Oğuz Kağan destanını da etkilediğini ifade eden Gündüz, destanın versiyonlarından bahsetti. Yaygın olan ve kendisinin de üzerinde çalıştığı versiyonun Reşüdittin Oğuznamesi olduğunu söyleyen Gündüz, ayrıca Uygur Oğuznamesi gibi versiyonların da olduğunu söyledi. Ebulgazi Bahadırhan’ın versiyonunun ise Reşüdittin’in benzeri olduğunu vurguladı. Destanın içeriği ve tarihi süreci hakkında bilgiler veren Gündüz, 1000 yıl yaşayan Oğuz Kağan’ın aslında 1000 yıllık Oğuz tarihini ifade ettiğini söyledi. Hz. Nuh’un 3 oğlundan biri olan Yafes’in çocuklarından biri olan Türk’ün torunu olan Oğuz’un hikayesinin tarihi süreç içerisinde çeşitli etkiler altında kaldığını ve farklı özellikler aldığını böylece bir destandan önce tarih kitabı haline geldiğini söyledi. Oğuz’un tek tanrı inancına sahip olarak doğduğunu, tek tanrı inancını kabul eden bir kuzeniyle evlendiğini ve aynı inancı paylaşmayan babasıyla savaştığını bu hikayenin devam ettiğini anlatarak devam etti. İçine Attila’nın hikayeleri gibi pek çok Türk hükümdarının hikayelerinin sızdığını da anlatan Gündüz, Oğuz Kağan’ın 24 torunu olduğunu bunların da 24 Türk boyunu ortaya çıkardığını söyledi. İçinde Dede Korkut ve Irkıl koca gibi aksakallıların olduğunu söyleyen Gündüz, destanda bunlara akıl danışıldığını ifade etti. Destanın edebiyatımızda çok az yer aldığını söyleyen Gündüz, her evde bir Oğuz Kağan destanı olması gerektiğini söyleyerek sözlerini sonlandırdı.

 

Ardından soru cevap kısmıyla konuşma nihayete erdi. Gündüz’ün ardından Türk Yurdu Koleji’nin çalışmaları, eğitim-öğretim faaliyetleri hakkında bir konuşma yapmak üzere kürsüye kolejin müdür yardımcısı Sedat Öz geldi. Öz’ün konuşmasının ardından program sona erdi. 

türk ocakları tufan gündüz
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Dr. Ahmet Sadık Vefatının 22. Yıldönümünde Saygıyla Anılıyor
Dr. Ahmet Sadık Vefatının 22. Yıldönümünde Saygıyla Anılıyor
Ankara Kalkınma Ajansı'ndan İklim Değişikliği Sempozyumu
Ankara Kalkınma Ajansı'ndan İklim Değişikliği Sempozyumu