Advert

Özdil'e Göre Nevruz Türkiye'nin Bayramı Değilmiş!

Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil dün yazdığı bir yazıda Nevruz'un Türkiye'nin bayramı olmadığını Türkiye'de kutlanmadığını ifade etti. Tarihi kaynaklar ise bunun tam tersini söylüyor!

Özdil'e Göre Nevruz Türkiye'nin Bayramı Değilmiş!

NEVRUZ TÜRK BAYRAMIDIR, TÜRKİYE'NİN BAYRAMIDIR SAYIN ÖZDİL!

Özdil'in "Nevruz" başlıklı yazısında önce "Nevruz Türkiye'nin bayramı değil diyor ve Kürtler tarafından kabul edilen versiyonları anlatarak bunların İran mitolojisi olduğunu ifade ediyor. Sonra da aşağıdaki ifadelerle Nevruz'un kutlanmayan bir bayram olduğunu ancak PKK'ya karşı devlet tarafından "sidik yarışına" çevrildiğini ifade ediyor. Oysa tarihi kaynaklar bize Nevruz'un hem Anadolu'da hem de Anadolu dışındaki Türkler tarafından yüzyıllardır kutlandığını gösteriyor. Nevruz bugün Türk Cumhuriyetlerinin pek çoğunda resmi tatil ve bayram olarak kutlanmaktadır. Anadolu coğrafyasında da hem halk kültüründe hem de Osmanlılarda önemli bir yer tutmuştur. 


"Sayın devletimiz bakıyor ki, bu Nevruz işi PKK malzemesi haline getiriliyor… Nevruz aniden devletleştiriliyor!

*

İlk defa 1991 yılında, Kültür Bakanlığı tarafından bayram ilan ediliyor, tüm şehirlerdeki kültür müdürlüklerine resmi yazı yollanıyor, 21 Mart tarihi Nevruz Bayramı olarak kutlanacaktır deniliyor. Abdulhaluk Çay’ın 1985’te yazdığı “Nevruz/Türk Ergenekon Bayramı” isimli kitabı esas alınıyor. Hadi bakalım, valilerimiz, garnizon komutanlarımız, bakanlarımız, sanki kırk yıldır yapıyorlarmış gibi, örs üzerinde demir dövüp, ateşten atlamaya başlıyor. Diyanet işleri, Nevruz hutbesi yayınlıyor iyi mi!

*

Giderek tırmanan, tuhaf bir rekabet oluyor… Devletle PKK arasında kültürel bilek güreşinden ziyade, sidik yarışına dönüyor."

 

OSMANLILARDA NEVRUZ

Türkiye dışındaki Türklüğü yoksaydığı yazısından anlaşılan Özdil, Osmanlılarda Nevruz'un önemi hakkında bilgi sahibi olmadığı da anlaşılıyor. İşte ülkemizin önemli tarihçilerinden olan Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'nun Osmanlılarda Nevruz hakkındaki yorumları:

 

"Nevruz, inanışa göre baharın ilk günü ve yıl başıdır. Takvimler hep Mart'tan başlar. Bu sebeple Osmanlılarda malî yıl başlangıcı Nevruz olarak alınmıştır ve hemen bütün kanunnâmelerde verginin ilk taksidinin toplandığı andır. Bu durum Cumhuriyet döneminde de 1980'li yıllara kadar malî yılbaşı olarak devam etmiştir."

...

"Yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilen bu günde eğlenceler tertib edilir, sarayda olduğu gibi halk arasında da eczahanelerde yapılan ve Nevruziye denilen macun rağbet görür, en azından bunu elde edemeyenler tarafından tatlı yenirdi. Bu macundan yemenin kuvvet ve şifa verici bir tesiri ve kendi usul ve an'anelerine göre bunları kaynatıp suyunu içerler ve yüzlerini yıkarlardı. "

....

"Osmanlı Divan edebiyatı şâirleri, Ramazan bayramı, bahar ve kış mevsimlerinde olduğu gibi Nevruz'da da câize almak için büyüklere kaside sunmuşlardır. Bu türden kaside ve gazellere "Nevruziyye" denmektedir. Nevruziyye'ye örnek olmak üzere Nef'î'nin gazelinden bir beyt sunmak istiyorum: "Erişdi bahâr oldu yine hemdem-i nevruz Şâd etse nola dilleri câm-ı Cem-i nevruz" 

...

"XVI. yüzyılın Alevî-Bektaşî sâirlerinden Pîr Sultan Abdal da Nevruziyyesinde şöyle diyor:

"Sultan Nevruz günü canlar uyanır

Hal ehli olanlar nura boyanır

Muhib olan bu gün ceme dolanır

Himmeti erince Nevruz Sultan'ın


Âşık olan canlar bu gün gelürler

Sultan Nevruz günü birlik olurlar

Hallâk-ı cihandan ziya olurlar

Himmeti erince Nevruz Sultan'ın" 

YUSUF HALAÇOĞLU'NUN "OSMANLILARDA NEVRUZ" YAZISINA BURAYA TIKLAYARAK ULAŞABİLİRSİNİZ

 

KUTADGU BİLİG'DE NEVRUZ

Kaşgarlı Mahmut "Divanü Lügat-it Türk" eserinde " ..Müslüman olmadan önce Türkler yılı dört eşit bölüme ayırırlar, her üç aya bir ad verirler. Yılın geçişini şu tarzda bildirirler, Nevruzdan sonraki ilk aya oğlak ayı derler ve o gün bayram yaparlar.." demiştir. Bu da bize Türklerin çok eski dönemlerden beridir Nevruz'u kutladığını gösterir.

DİĞER TÜRK KAYNAKLARINDA NEVRUZ

Anadolu dışındaki Türklük Dünyası’nda Nevruz’un Kazakistan’da (İbrayev 1996:189), Kırgızistan’da (Karatayev 1995:229 ), Özbekistan’da (Muratoğlu 1996:281), Azerbaycan’da (Nerimanoğlu 1995:125), Doğu ve Batı Türkistan’da ( Nazar 1996:299), Kırım’da (Özkan 1995:173), Yakutlar’da (Kirişcioğlu 1995:16 ), Balkan Türkleri’nde(Dede 1978:123), Yugoslavya Türkleri’nde (Çay 1991:113-114), Kıbrıs Türkleri’nde (Çay 1991:116) kutlandığını öğreniyoruz. Aynı zamanda Türkiye dışında Azerbaycan, Bulgaristan, Kazakistan, Özbekistan gibi Nevruz geleneğinin yaşandığı coğrafyalarda konuyla ilgili çeşitli çalışmalar yapılıp kitaplar yayınlanmıştır. ( Oğuz 1995: 19)

NEVRUZUN ANADOLU'DAKİ KÜLTÜREL ÖZELLİKKLERİ HAKKINDAKİ KAYNAKLAR İÇİN TIKLAYINIZ

 

Özdil'in yazısının Tamamı İse Şöyle:

 

Nevruz…
Türkiye’nin bayramı değildir.

*

İran mitolojisidir.

*

En önemli kaynak, Fars şair Firdevsi’nin İran efsanelerini kaleme döktüğü Şehnamesi’dir. 977 ila 1010 yılları arasında yazıldığı tahmin ediliyor. 60 bin beyitten oluşuyor. Nevruz’la alakalı bölümünde, milattan önce sekizinci yüzyılda hüküm sürdüğü rivayet edilen kral Cemşid’in hikayesi anlatılıyor. Cemşid’in tahta çıktığı gün, Nevruz diye anılıyor, Farsça’da yeni gün manasına geliyor. Cemşid halkına büyük hizmetler yapıyor, ancak, gel zaman git zaman, kendisini tanrıyla kıyaslamaya başlıyor. Tanrı da buna bela olarak Dahhak’ı gönderiyor. Dahhak çok zalim biri… Cemşid’i devirip, yerine geçiyor, halka eziyet etmeye başlıyor. Vücudunda çıkan yaraları tedavi etmek için insanları öldürüyor, insanların beyinlerini merhem gibi yaralarına sürüyor filan… Neticede, evlatları Dahhak tarafından öldürülen demirci Kave, kılıçlar mızraklar yapıyor, evlatlarını kaybeden diğer insanlarla birlikte isyan başlatıyor, Dahhak’ı deviriyor. Dahhak’ın yerine Cemşid’in oğlu Feridun geçiyor. Feridun’un tahta çıkışı, Mihrican bayramı olarak kutlanıyor. Mihrican, güneş takviminde, sonbaharın başlangıcı kabul ediliyor.

*

Yani… Demirci Kave’nin Nevruz’la alakası yoktur. Nevruz’la müjdelenen Cemşid’tir. Kave’nin olsa olsa Mihrican’la alakası vardır. Üstelik, yaşayıp yaşamadığı meçhul olan mitolojik karakter Kave’nin etnik kökeniyle ilgili ne bir bilgi kırıntısı, ne de emare bulunuyor.

*

Aradan bin sene geçiyor… Nevruz ilk defa 1950’lerde Kuzey Irak’ta milli bayram olarak kutlanmaya başlanıyor. Demirci Kave, aniden Kürt oluyor, ismi değiştiriliyor, demirci Kawa haline getiriliyor. Nevruz ise güya Kürtçeleştiriliyor, Newroz’a dönüştürülüyor. Efsanedeki tarih eğiliyor bükülüyor, sonbaharın başlangıcı Mihrican yerine, baharın müjdecisi olan 21 Mart tercih ediliyor.

*

Efsane, komple modifiye ediliyor!

*

Peki, Newroz’un Kuzey Irak icadı olduğunu kim söylüyor? Profesör Martin van Bruinessen söylüyor. Kimdir bu arkadaş? Hollandalı antropologtur. Türkiye, İran, Irak ve Suriye’de saha çalışmaları yapan, Kürt tarihi uzmanıdır, bu konuda dünyanın en yetkin ismi kabul edilir. Her röportajında “Türkiye devleti PKK’yla masaya oturmak zorunda” der. HDP’liler büyük saygı gösterir. Nevruz’un ilk defa Kuzey Irak’ta bayram ilan edildiğini bizzat açıklayan işte bu profesördür. Bugüne kadar aksini iddia eden uzman da yoktur.

*

Sonra?

*

Nevruz bayramı, Türkiye’de ilk defa, 1950’lerde, Kuzey Irak’tan Türkiye’ye okumaya gelen öğrencilerden öğreniliyor.

*

Bunun böyle olduğunu kim söylüyor? Kürt tarihi üzerine kitapları bulunan, Kürt araştırmacı Naci Kutlay söylüyor. “Ankara’da bir avuç üniversiteli Kürt genciydik, Irak Kürtlerinin Newroz’u görkemli festivallere dönüştürdüğünü duyuyorduk, tıp fakültesinde Iraklı Kürt arkadaşlarımız vardı, yaşadıkları Newroz gösterilerini anlattıklarında biz Türkiye Kürtleri etkilenirdik, 1953 yılında 21 Mart’ta Iraklı öğrenciler öncülük etti, Yenişehir’de üç odalı bir öğrenci evinde toplandık, İranlı ve Suriyeli bir iki arkadaş da vardı, Newroz’u kutladık” diyor. Böyle olmasa, niye böyle desin?

*

Sonra?

*

12 Eylül darbesi oluyor. Diyarbakır cezaevinde insanlık dışı işler, akılalmaz işkenceler yapılıyor. Uludağ Üniversitesi eğitim fakültesini bitiren, PKK’nın kurucularından biri olan 27 yaşındaki Mazlum Doğan, Diyarbakır cezaevinde tutukluyken, 21 Mart 1982’de, cezaevinde yaşananları protesto için intihar ediyor. Kimine göre kendini yakıyor, kimine göre kendini asıyor. PKK bu intiharı derhal propagandaya dönüştürüyor, Mazlum Doğan “çağdaş demirci Kawa” ilan ediliyor. 21 Mart, Mazlum Doğan’ın intihar ettiği gün, Nevruz’la özdeşleştiriliyor.

*

Sonra?

*

13 Mart 1990’da Mardin Savur’da öldürülen bir PKK’lının Nusaybin’deki cenaze töreni bekletiliyor, 21 Mart’ta yapılıyor. Dicle Üniversitesi tıp fakültesi öğrencisi Zekiye Alkan, o gün, Diyarbakır surlarına çıkıyor, kendini yakıyor. PKK propagandası tarafından derhal Nevruz’a bağlanıyor, “dişi Kawa” ilan ediliyor.

*

Sonra?

*

Sayın devletimiz bakıyor ki, bu Nevruz işi PKK malzemesi haline getiriliyor… Nevruz aniden devletleştiriliyor!

*

İlk defa 1991 yılında, Kültür Bakanlığı tarafından bayram ilan ediliyor, tüm şehirlerdeki kültür müdürlüklerine resmi yazı yollanıyor, 21 Mart tarihi Nevruz Bayramı olarak kutlanacaktır deniliyor. Abdulhaluk Çay’ın 1985’te yazdığı “Nevruz/Türk Ergenekon Bayramı” isimli kitabı esas alınıyor. Hadi bakalım, valilerimiz, garnizon komutanlarımız, bakanlarımız, sanki kırk yıldır yapıyorlarmış gibi, örs üzerinde demir dövüp, ateşten atlamaya başlıyor. Diyanet işleri, Nevruz hutbesi yayınlıyor iyi mi!

*

Giderek tırmanan, tuhaf bir rekabet oluyor… Devletle PKK arasında kültürel bilek güreşinden ziyade, sidik yarışına dönüyor.

*

Asrın liderimiz mesela… Dün yayınladığı Nevruz mesajında “binlerce yıldır büyük bir coşkuyla kutlanan Nevruz, bolluğun, bereketin, bahar mevsiminin müjdecisidir, aziz milletimizin Nevruz Bayramı’nı en içten duygularımla kutlarım” diyor.

*

Madem bu Nevruz Bayramı binlerce yıldır kutlanıyor… Asrın liderimiz gençliğinde ateşten atlarken veya örs üzerinde demir döverken çekilmiş bi tane fotoğrafını gösterebilir mi?

*

Demem o ki…

*

İsteyen örste demir dövsün, isteyen yanan lastikten atlasın ama, kimse kimseyi enayi yerine koymasın kardeşim… Nevruz, Türkiye’nin bayramı değildir."

nevruz yılmaz özdil sözcü bayram
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Moğolistan'ın İlk Kapalı Su Arıtma Tesisi Hizmete Açıldı
Moğolistan'ın İlk Kapalı Su Arıtma Tesisi Hizmete Açıldı
"Diasporamız Göz Ardı Edilemez Bir Toplama Ulaşacak"